Enes

''Bilme''nin kıymetine dair -2
'Bilgisini elde edemediğin şeye karşı nasıl sabredeceksin?''(Kehf/68) O'na dair,O'nun yaratışına dair,O'nun hikmet ve rahmetle,kerem ve merhametle yarattığına dair,O'nun esma-i hüsnasına dair bilgimizi kemale erdirelim ki,layıkınca sabredebilelim.
Reklam
Hz.Ali'nin tarafı olduğu Adalet-i Mahza yaklaşımına göre göre hak,haktır ve büyüğüne küçüğüne bakılmaz.Bir fert,umumun selameti için dahi feda edilemez. Buna karşı geliştirilen Adalet-i İzafiye yaklaşımına göre ise, değişen şartlarda adalet farklı şekillerde uygulanabilir.Mesela,daha büyük bir zararı engellemek için daha küçük bir zarara razı olunabilir.Toplumun selameti için ferdin hakkı feda edilebilir.
''Mülk,Allah'ındır!''
İnfakın farz olan kısmı olan zekatın ''tezkiye'' yani temizlenme ile aynı kökten gelmesi; infakın ihtiyari kısmı olan sadakanın ise ''sadakatle'' aynı kökten gelmesi manidardır. Zekat vermesini gerektirir bir zenginlikte olup da zekatı hakkıyla vermek; kendimizi benlik ve bencillik kokan iddialardan temizlediğimizin,kendimizi ve elimizdekileri O'nun bildiğimizin nişanesidir.Sadaka vermek,Malikül-Mülk'ün ''O'' olduğu inancımızda samimi ve sadık olduğumuzun göstergesidir.
Sonuçta şu gerçek çıkar karşımıza :Kadim firavunlar düzenleri devam etsin diye erkek çocukları boğazlayıp kadınları sağ bırakıyorken,modern firavunluk erkekliği öldürüp dişiliği diri bırakma yoluna gitmektedir. Ahirzaman alametlerine ilişkin hadislerinde Hz.Peygamber'in ''erkeklerin kadınsılaşması,kadınların da erkekleşmesi''ni zikretmesi, bu açıdan ziyadesiyle dikkat çekicidir.
''Bilme''nin kıymeti üzerine
Oysa, söz konusu mucize (Asa-yı Musa) karşısında ,ahali yalnızca seyretmekle yetinirken imana gelen,Firavun'un sihirbazlarıdır.Öyle ki,bu taptaze imanları uğruna hayatlarını feda etmeyi göze almışlardır.Çünkü,sihrin ne olduğunu bilenler olarak,neyin sihir olmadığını bilebilme gibi bir istidatları vardır ve bu istidadı,sihir olmadığı tebarüz eden Asa-yı Musa mucizesi karşısında imana gelmek suretinde kullanmışlardır.