Enes

Enes
"Madem bu dünya bir misafirhanedir, hakiki vatan değil ; her yer birdir. Madem her yer misafirhanedir ; eğer misafirhane sahibinin rahmeti yâr ise, herkes yârdır, her yer yarar. Eğer yâr değilse, her yer kalbe bârdır ve herkes düşmandır."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Mümin erkeklere söyle : gözlerini haramdan korusunlar ve ırzlarını da korusunlar." (Nur / 30) Fâtır-ı Hakim, bu emriyle, bizi fıtratımızın gereği olan bir duruma davet eder. Gözünü haramdan sakınmama, her önüme gelene bakma, fıtratla çelişen bir durumdur. Çünkü, insana verilmiş hadsiz duyguları tek bir duygunun emrine verir. İradesini de hükümsüz kılar.
"...kafirler, zalimler ve fâsıklar."
Yani, Allah kafirleri, zalimleri, fâsıkları değil ; kafirler topluluğunu, zalimler topluluğunu, fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez. (Dolayısıyla) Küfür, zulüm ve fısk üzere olan bir insanın hidayete erişebilmesinin ilk şartı, küfrü, zulmü ve/veya fıskı ayırıcı vasfı haline getirmiş topluluktan kendisini ayırması ; bu "kavm" ile arasına bir mesafe koyabilmeyi başarmasıdır.
Çünkü fıtrat, ancak hak ile sükûn bulur ve ancak hakkın teslimi ile teskin olur. İblis'in ise, bâtılını hak gibi gösterebilmesi için hakkı gizlemesi veya batıl gibi göstermesi gerekir. Dolayısıyla hakkı hak, bâtılı bâtıl olarak gösteren fıtrat, İblis'in düşmanıdır : "Mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler."(Nisa/119)
"Muhakkak ki, bu, bana bendeki ilim sayesinde verildi"
Bu sözle özetlenen nihai düşünceye göre, Kârun'a bir şey verilmiştir ; ama verilmesi, ilmi sayesindedir. O ilim olduktan sonra (hâşâ) Allah vermeye mecburdur. Eh, o ilim de Kârun'un kendisinde olduğuna göre, Allah'a karşı bir borcu yok sayılır. İş, kendindeki ilimde düğümlenmektedir. Kendindeki ilim (hâşâ) Allah'ın olmadığına göre, Allah adına bir infak zorunluluğu duyması da gerekmez!