Enes

Enes
Puan vermedi·208 syf.··
2022 6. kitabı
Kitap, esasında serinin birinci kitabı lakin ben kitapları peyderpey edinmiş olmam hasebiyle bu sıradan saptım.Serinin diğer kitaplarında olduğu Metin Karabaşoğlu, bu kitapta her bir ayeti bir nakkaş hassasiyetiyle zihnine, sonra da bu satırlara işlemiş. Kitapta daha önce Kur'an-ı Kerim'de hiç dikkat etmediğim pek çok güzellik benim açımdan keşfedilirken özellikle beni şaşırtan, çok büyük dersler çıkarmama vesile olan ve bu devrin Müslümanları'nın tekrar tekrar okuyup ders alması gerektiğini düşündüğüm kısım ise Müddesir Suresi'nin ilk ayetlerine (Ey örtüsüne bürünen : Kalk ve uyar!) dair keşfimdi. Zira bu ayetler, Alak Suresi ilk beş ayetten sonra inen, yani nüzul sırasına göre 6.ayetlerdir.Lakin Alak Suresi'nde verilen Yaratan Rabbimizin adıyla okumaya dair emirden hemen sonra değil yaklaşık 2-2.5 yıl sonra nazil olmuştur. Burada kendi adıma çıkardığım hisse şudur ki, biz bu çağın Müslümanları Kur'an-ı Kerim'i,dünyayı, alemi tüm benliğimizle, yaradan Rabbimizin adıyla okuyup özümsemeden, bütün emir ve yasaklarına uygun bir hayat tarzı idame etmeden tebliğe kalkışıyoruz.Halbuki Hz.Peygamber için dahi 2-2.5 yıl "okuma, anlama, tanıma, özümseme" zamanı veren Rabbimizin bize emri, sloganik cümlelerle fakat içi ilmi ve batıni açıdan boş bir tebliğ vazifesi değildir. Şair'in de o veciz ifadesiyle belirttiği üzere, dünyaya nizam vermeye çalışan bizlerin hanelerinde binlerce eksiklik varken yapmaya çalıştığımız tebliğ, faydasız olduğu gibi kimi zaman tehlikelidir de. Bize düşen önce kendimiz okumak, özümsemek, tüm hayatımızı İslam üzere ve dolayısıyla başkalarının zaten takdir edeceği bir hayat yaşamaktır ki, ancak o zaman sözümüz itibar görsün, içi ve ruhu da dolu olsun, kalplere ve ruhlara dokunsun. Allahualem.
Kur'an Okumaları 1 - Kalbimizin BaharıMetin Karabaşoğlu · İz Yayıncılık · 2017506 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·256 syf.··
2022 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2022 00:39
Yavuz Bülent Bakiler, geç tanıdığım fakat çok sevdiğim bir edip ve entelektüel bir insan. Kendisini bir şiiriyle tanıdım, ki benim okuduğum en güzel sevda şiirlerinden biriydi. Hikayesi çok hüzünlü şiirlerinin hikayesini kendi ağzından, o akıcı ve kendisini saatlerce dinletebilecek dilinden dinledikten sonra çeşitli tarihi mevzularda öğretilen tarihten çok farklı şeyleri iddia ettiği konuşmalarını izledim. Böylelikle kendisinin muhtelif tarihi meseleler hakkında düşüncelerini öğrenmek maksadıyla bu 3 kitaplık seriyi okumaya başladım. Yavuz Bülent Bakiler'in akıcı dili zaten malumunuz.Bunun yanında olayların bir kısmını yaşamış, bazılarını da yaşayanlardan dinlemiş olması - zira kendisi üst düzey memuriyetlerde uzun süre bulunup bazı önemli şahsiyetlerle birebir konuşma fırsatları bulmuştur - hasebiyle çok rahat ve keyifle okuduğum bir kitap oldu benim için. Değinilen olayların, mevzuların bir konu bütünlüğü yok. Bunun yanında kitaptaki olaylarla ilgili kronolojik bir sıralama da takip edilmemiş. Yani kitabı okuduğunuzda akademik bir tarih metni okumuş olmayacaksınız lakin öyle tahmin ediyorum ki bazı tabularınız yıkılacak, öğrenme şevkiniz ve merakınız artacak. Bunun nedeni sadece kitabın içeriği de değil, yazarın bizatihi kendisidir de. Böyle dolu dolu bir insanın kitabını okuyarak onu yakından tanımak, başlı başına öğrenme isteğini, daha çok okuma arzusunu kamçılayacak bir faktördür diye düşünüyorum. Sürç-i lisan ettiysek affola. İyi okumalar. :)
UnutamadıklarımYavuz Bülent Bâkiler · Yakın Plan Yayınları · 2013465 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2022 2. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 18:13
"Ortadoğu'nun alışılmış karmaşasının üstüne dünyanın sancılar içinde kıvrandığı bir döneme rastlayan bir hayatın sahibinin hikayesi" dersek sanıyorum fazlaca eksik de olsa çok yanlış bir özet olmayacaktır.Zira olayda anlatılan hayat, kimin hayatı, meydana gelen olaylar kim veya kimlerin başından geçmiş zaman zaman ayırmakta zorlandım. Yok hayır,kitabın karmaşasından değil. Kitap düz bir okumayla daha ziyade bir otobiyografiye benziyor. Her neyse, anlatmak istediğim şeyi alttaki satırlarda anlatabileceğimi umuyorum. Yazar kitapta esasen pek çok tarihi hadiseye değinmiş, o dönemki toplumsal yapıyı da kabaca anlatmış. Osmanlı'daki güç dengelerinin kurbanı olup şüpheli ölüme kurban giden devrik bir padişah,Arap coğrafyasında parlayan bağımsızlık fikirleri ve Osmanlı'nın yıkılışıyla kurulan devletlerin mazilerini bir çırpıda nasıl sildiğine tanıklık etmiştir romanın kahramanı İsyan. İkinci Sadece Ortadoğu değil İkinci Dünya Savaşı' nda Fransa'nın Naziler tarafından işgaline tanıklık etmiş, kurtuluşuna da kendi çapımda hizmetleri olmuştur. Bunların hepsine şahitlik etmiştir diyorum, zira kitabın en başında kendisi söylüyor yaşamının doğumundan çok önce başladığını.Okumak için herhangi bir Ortadoğu şehrini değil Fransa'yı seçmiştir zira devrin konseptine uygun olan da budur zaten. Osmanlı çökmemek için, yıkıldığında yerine kurulan devletler de yükselmek için bir güneş sandıkları Batı'ya yüzlerini dönmüş ve bekledikleri güzel ati için mazilerini de böylece kolaylıkla silmişlerdir.Dilleri bile günler içinde değişmiştir. İsyan'ın hayatı da pek farklı değildir zaten. Nasıl ki Arap Coğrafyası Osmanlı'dan ayrıldığı günden itibaren bir kaosun içine doğru sürüklenmiş, iç savaşlar birbiri ardınca gelmişse İsyan'ın hayatı da buna paralel şekillenmiş ve yaşadığı muhtelif hadiseler
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
8/10
·390 syf.··
2021 1. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 00:21
Ortaokulda öğretmenimin verdiği, ilk defa o zaman okuyup Yavuz'u tanıdığım,bana Yavuz Sultan Selim Han'ı sevdiren kitaptı Şah ve Sultan...O günden beri ara ara okurum. Yazarının bir edebiyatçı olması hasebiyle sade fakat güzel bir dili var kitabın.Yormuyor bilakis okudukça okuyası geliyor insanın.Yazarın amacı sıkıcı bir tarih kitabı yazmaktan,kitabı tarihi gerçeklere boğmaktan ziyade iki Türk ve Müslüman - Şah'ın Müslümanlığı çok farklı olsa da - cihangirin kader birliğini,yer yer rivayetler de serpiştirerek anlatmak.Selim Han'ın vizyonu,şairliği,zekası ve bunların yanında tevazusu bir kere daha Yavuz Sultan Selim Han'a duyduğum hayranlığımı arttırırken Şah İsmail'e de tarihsel karşıtlık dışında başka açılardan bakmama vesile olan bir kitap.Cihangir olmak adına babasının bedduasına muhattap olduğu ve aynen Beyazıt Han'ın bedduasından olduğu gibi şirpençeden öldüğü rivayet edilen Yavuz'un;yine cihangirlik gayesiyle ve Şiiliği yaymak adına Tebriz'de binlerce insanı öldüren hatta Sünni soydan gelen annesinin canına kıydığı rivayet edilen Şah'ın şu dizeleri çok şey anlatır bizlere: Padişah-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş.(Selimi) Dünyadan elin çek divane gönlüm Ulaş bir üstada er ile görüş Mürşid nazarını yad ederse dil İkilikten geçüb bir ile görüş (Hatai)
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,8bin okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2020 13:50
Mavi Vatan bilincinin yerleşmesinde çok büyük rolü olan ve bu konuda yaptığı akademik çalışmalarla Libya ile yapılan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasında büyük rol oynamış Müstafi Tümamiral Doç.Dr.Cihat Yaycı'nın,Doğu Akdeniz meselesini ve bu konudaki haklılığımızı herkesin anlayabileceği sade bir dille anlattığı,muazzam bir kitap. Cihat Paşa,kitabın ilk bölümünde Doğu Akdeniz'in tarihteki ve günümüzdeki önemini anlatmış;sonraki bölümde ise Türkiye'nin haklılığını Uluslararası Hukuk ve teamüllere,Adalet Divanı Kararları'na dayanarak açıklamıştır.Kitabın ilerleyen bölümlerinde Yunanistan'ın tamamen hukuki temelden yoksun tezlerine dayanarak yaptığı girişimleri,mekik diplomasisini ve buna karşılık Türkiye'nin sahada ve masadaki girişimlerini kronolojik olarak anlatmış ve son olarak da Doğu Akdeniz'de milat sayılabilecek Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması'na değinilerek bunun önemi açıklanıp bundan sonraki süreçte yapılması gerekenler anlatılmıştır. Türkiye, 2004 yılında Akdeniz'deki 32 Doğu boylamının batısında egemen hakları olduğunu;2005 yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararı'yla da 28 Doğu Boylamı'nın Doğu'sunda egemen haklarımız olduğunu BM nezninde ilan etmiş ve bu hattın Batısındaki alanlardaki sınırların da uluslararası hukuka uygun olarak tarafların antlaşmasıyla kararlaştırılması gerektiği belirtilmiş, bu tezler muhtelif zamanlarda çeşitli mecralarda da tekraren deklare edilmiştir. Ayrıca 2006'dan itibaren Türk Donanması tarafından aralıksız yürütülen Akdeniz Kalkanı Harekatı ile de fiili olarak bu alanlar korunmuş ve diplomaside savunulan tezler sahada da savunulmuştır. Bütün bunlar ve son olarak 2019 yılında yapılan Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması ile de anlaşılmıştır
Siyaset
Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve TürkiyeCihat Yaycı · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020238 okunma