Enes

Enes
"Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar!"
Bu ayet, Kur'an-ı Hakîm ayetleri içinde nüzul sırası itibariyle - Alak suresi ilk beş ayetten sonra gelen - altıncı ayettir. Fakat, Alâk Suresi'nin ilk beş ayetinden hemen sonra nazik olmamıştır. Bilakis,arada uzunca bir zaman aralığı vardır. (...) Bu Kur'ani ve nebevi ders gösterir ki, bir hakikati özümsemeden, hazmetmeden, duygularımıza yedirmeden "kalkıp uyarmanın" fazlaca bir önemi yoktur. Kendine tatbik etmeden başkasına tatbik ile görevli de değildir insan. (...) Ve örtüsüne bürünmeyi unutanlar ; örtüsüne bürünmeden kalkıp uyaranlar, ne kadar da beyhude bir işin peşinde koşuyorlar!
Reklam
"ellezine âmenû ve amilu's-sâlihati"
Bu vurgudan anlarız ki, bir eylemi, bir fiili, bir ameli "salih amel" kılan asıl unsur, onun îmani bir kasd ve niyetle yapılmasıdır. Amel-i salih, imanın bir sonucu ve yansımasıdır. Yine bu sırayla, imansız bir amelin, zahirde salih amel olarak gözükse bile, gerçekte "habitat a'mâluhum" sırrına dahil olan, iptal edilen, Allah katında bir değer ifade etmeyen bir ameller cümlesinde yer alacağı bildirilmiş olur.
''keyfe ma yeşa''
Kök anlamı itibariyle ''keyfi'' davranmak , ''gerçekte nasılsa öyle'' davranmaktır.(...)Velhasıl kullar nasıl iseler öyle davrandıkları gibi Allah da nasıl ise öyle yaratır.O,hak olduğu için kainatı hak ile yaratmıştır.Zatında ''Adl'' isminin sahibi bulunduğu için adalet ve mizan üzerinde yaratmıştır ve zişuur kullarına adaleti emretmektedir. Zatında Kerim olduğu için,kerem ve ikram ile kullarına davranır.(...)
Cennet : Boş söz ve yalanın olmadığı yer
Bulunulan ortamın boş söz ve yalandan arınmışlığı öylesine büyük bir nimet olmalı ki,bizim gözümüzden genelde kaçmakla birlikte,Rabb-ı Rahim cenneti tarif ederken bu hususu özellikle vurgular. Mesela Nebe Suresi'nde ''orada ne boş söz ne de yalan işitilmediği''ni haber verir.Vakıa Suresi'nde cennetliklerin cennette ''ne boş , ne de günaha çağırıcı bir söz'' işiteceklerini bildirir.Ğaşiye Suresinde ise ''Orada boş bir söz işitmezler.'' müjdesini verir.
''Bilme''nin kıymetine dair -2
'Bilgisini elde edemediğin şeye karşı nasıl sabredeceksin?''(Kehf/68) O'na dair,O'nun yaratışına dair,O'nun hikmet ve rahmetle,kerem ve merhametle yarattığına dair,O'nun esma-i hüsnasına dair bilgimizi kemale erdirelim ki,layıkınca sabredebilelim.
Reklam