Göklerin, yerin ve bunlarda bulunanların mülkü/hükümranlığı Allah'ındır. Her şeyin sahibi (yalnızca) O'dur, O'nun her şeye gücü yeter, dilediğini yapmaya kadirdir.
(Maide/120)
Öyleyse, Allah'ın (bu Kitapta) indirdikleriyle (insanların) aralarında hükmet! Sakın sana gelen hakikati bırakıp da onların (arzu ve) heveslerine uyma! (Şunu bil ki:)
Biz, (bütün Peygamberleri ve ümmetlerini aynı inanç ve ahlak kuralları etrafında birleşen bir ümmet yaptıysak da ayrıntılı hukuk kuralları konusunda) her biriniz için (farklı) bir yol ve yöntem belirledik. Eğer Allah dileseydi,(bütün ümmetlere aynı şeriatı emrederek) hepinizi tek tip bir toplum yapabilirdi fakat sizlere verdiği (farklı imkanlar, kabiliyetler,eğitimler, nimetler ve belalar) çerçevesinde sizi imtihan etmek için (her ümmete, kendi ihtiyaçlarına, ortam ve şartlarına, kültürel gelişimine uygun farklı bir şeriat, farklı bir hukuk sistemi belirledi.)
O halde, (dosdoğru hükümleri içinde barındıran bu Son Kitabın ışığında, en güzel toplumu oluşturmaya çalışın!) hayırlı işlerde birbirinizle yarışın.
(Maide/48)
Ey iman edenler!
*Şarap (başta olmak üzere bütün sarhoşluk verici ve uyuştucu maddeler)
*Kumar (yani haksız kazanca sebep olan her çeşit şans oyunları)
*(Allah'ın hükümlerinin reddedilerek ondan başka ilahlaştırılan varlıkları temsil etmek üzere konan işaretler, semboller, heykeller, putlar)Dikili taşlar
*Ve (yapacağınız işlerde, ilahi vahyi rehber edinip karar vermek yerine ; medyumluk, astroloji) Fal okları (gibi batıl inançlarla hayatınızı yönlendirmeniz size yasaklanmıştır)
(İşte bütün bunlar) şeytan işi biter pislikten başka bir şey değildir. O halde bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz!
(Maide/90)
Andolsun ki, (Allah'ın gönderdiği Peygambere iman edeceklerine dair) İsrailoğulları'ndan kesin bir söz almış ve onlara Peygamberler göndermiştik. Fakat ne zaman bir Peygamber, onlara hoşlarına gitmeyecek bir hüküm getirdiyse (verdikleri sözden cayarak) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler. (Maide/70)
(Münafıklar, vahyin hakemliğine başvurmak isteyenlere) "Size şu (hüküm) verilirse onu kabul edin fakat (işinize gelecek bir hüküm) verilmezse uzak durun!" diye tembih ederler. (Maide/41)