Cellat ipi boynuna geçiriyor ve sandalyeye tekme vuruyor. Menderes, boşlukta sallanacağı yerde, masanın üzerine, oradan da yere yuvarlanıyor. Çünkü ipin diğer ucu, sehpaya bağlanmamıştır. Bana anlatanlar diyorlar ki: "Birdenbire 'Çeek!' diye bir emir verildi. Biz de sanki daha önce birkaç defa prova yapmışız gibi ipin meydanda duran ucunu çektik... Asabımız bozuktu. Çok çekmişiz. Menderes'in kafası, sehpanın üst tarafına çarptı ve kanadı. Sonra 'Çok çektiniz, biraz gevşetin.' dediler. Gevşettik ve binbir güçlükle ipi sehpaya bağladık. Menderes henüz ölmemişti. Can çekişiyordu. Başından şakağına doğru, ince bir kan sızıyordu.Onun için, önden ve yakından resim çekmediler."