Enes

Arif Nihat Asya'nın "Tanınmamak" isimli şiiri "didik didik edilerek ölüme götürülen" bir sevgili Başbakanımızın unutulmayacak isyan hıçkırıklarıdır : (...) "Hırpalanmak ne kelime Didik didik lime lime Götürülürken ölüme Ölüm beni tanımadı. Türküm müjdeydi ülkeye Gezdim söyleye söyleye Bir gün söylemedim diye Türküm beni tanımadı."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu üç diplomatımızın açıklamasına ben de Gürünlü bir teğmen hemşehrimden dinlediklerimi eklemek istiyorum. Bana demişti ki: "Fatin Rüştü Zorlu'yu Harp Okulunda o kadar dövdüm mi, postallarımın içinde ayaklarım acıdı da öyle bıraktım."
Yüce Yassıada Mahkemesi Heyeti
Cellat, bacaklarından tuttuğu cesedi sağa sola çeviriyor : "İşte Başbakanımız!..Ruhu uçtu, kendisi sıçtı!" diyordu. Bir ara (Yassıada Başsavcısı) Egesel'e döndü : -Baba, dedi. Ver öbürlerinin de işini bitireyim! Egesel gülerek cevap verdi : -Al oğlum! Benden sana helal olsun. Ama bunlar bırakmıyorlar. "Bunlar" dediği subaylardı.
Cellat ipi boynuna geçiriyor ve sandalyeye tekme vuruyor. Menderes, boşlukta sallanacağı yerde, masanın üzerine, oradan da yere yuvarlanıyor. Çünkü ipin diğer ucu, sehpaya bağlanmamıştır. Bana anlatanlar diyorlar ki: "Birdenbire 'Çeek!' diye bir emir verildi. Biz de sanki daha önce birkaç defa prova yapmışız gibi ipin meydanda duran ucunu çektik... Asabımız bozuktu. Çok çekmişiz. Menderes'in kafası, sehpanın üst tarafına çarptı ve kanadı. Sonra 'Çok çektiniz, biraz gevşetin.' dediler. Gevşettik ve binbir güçlükle ipi sehpaya bağladık. Menderes henüz ölmemişti. Can çekişiyordu. Başından şakağına doğru, ince bir kan sızıyordu.Onun için, önden ve yakından resim çekmediler."
"Beyaz idam gömleğinin altından kravatının üst kısmı görünüyordu. Bir subay, kravata parmağını taktı ve "Vay kerata vay! Kravat takmayı da ihmal etmemiş..."dedi. Şöyle bir çekti. (Adnan) Menderes de boş bulunmuştu. Yüzükoyun yere uzandı. Elleri arkadan bağlı olduğu için kendini kollayamamış, döşemenin eski tahtaları yüzünü yırtmıştı."