Enes

Ciddiyetten uzak gençlik ve akılsız liberal aydınlar, dinsizliğin özgür düşüncenin yansıması olduğunu söylüyorlar ve çok büyük bir hata yapıyorlar. Aslında dinsizlik manevi fakirlik ve hastalıklı bir ruh halinin belirtisi ve halkın sahip olduğu manevi değerlerin yok olmasıdır. Bunun sonucunda insanlar hayvani duygularının esiri olur, maneviyat kaybı, ahlaksızlık, egoizm, hırsızlık ve duygusal çöküntü başlar.
Reklam
Özür diliyorum ama sizlerle açık konuşmak istiyorum : Her meslekte olduğu gibi, öğretmenler arasında da mesleğine layık olmayan çok kişi var. Bunlar öğretmenlik etmeyi aşağılık bir iş kabul eden gündelikçilerdir. Böylelerine bir dost nasihati veriyorum : Öğretmenliği bırakıp kendilerine başka bir meslek arasınlar. Tüccar olsunlar, başka işler bulsunlar ama canlı bir ruha ve bilgiye sahip fedakar insanların bulunması gereken yerleri işgal etmesinler.
Bütün ülkeyi sulamak için bir,iki hatta üç nehir yeterli değildir. En ücra kulübeler, köyler bile, göl, pınar veya nehir gibi bir su kaynağına muhtaçtır. Milletin manevi susuzluğu da buna benzer. Her yerde milletin faydalanabileceği canlı kültür kaynakları bulunmalıdır.
Aydın olmak, modaya uygun giyinmek değildir. Aydınlar toplumun beyni sayılırlar. Toplum sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir maaş alıp, akşamları salonlarda iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenin diye okutmamıştır. Böyle yapanlar gerçek aydınlar değil, aydınların küflenmişidir. Aydınların görevi toplumun zekasını,vicdanını,irade ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmektir. Köylülere, işçilere ve toplumun alt tabakalarına nasıl saha iyi yaşayabileceklerini ve bunun için neler yapmaları gerektiğini öğretmelisiniz. (...) Unutmayın ki bu halk cahil, kaba, içkiye düşkünse ; hastalık ve yoksulluk varsa bunların hepsi sizin kendi ayıbınız ve kabahatinizdir ; tüm bunların suçlusu siz aydınlardır.