Hepimiz hatasıyla kusuruyla insanız, hepimiz sevmek sevilmek isteriz. Bazen sevgiye olan ihtiyacımızı hiç olmadık şekilde hemen gidermeyi deneriz. Kendimizle barışamadığımızın farkında olmadan bazen kendimizi sevmekten önce başkasının sevgisiyle bu ihtiyacı kapatmayı bile deneriz.
Sonra işler yolunda gitmeyince üzülürüz bu üzüntü reddedilmenin veya başarısız olmanın üzüntüsü değildir. Bu üzüntü Doğan CÜCELOĞLU’nun deyimiyle:
Şahsiyet olamamışlığın bize hissetttirdiği derin kederdir. Bunu biz bilmesekte içimiz tanır ve bilir.
Hepimiz birer bahçeyiz ve önce kendi bahçemizi severek işe koyulmalıyız.
Güzel bahçeleri kör bahçıvanlara emanet ederek mutlu olamayız.
(Yazı üzerine fikirlerinizi paylaşırsanız üzerine düşünmek ve dünyaya sizin gözlerinizden de bakmak isterim.)