Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı

Engin Nazlı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·392 syf.·
Beğendi
·
15 günde okudu
·
2020 2. kitabı
A. L. Jackson
7/10 · 101 okunma
Reklam
Beni çok duygulandıran ve ağlatan bir kitap oldu. Hem babasından hemde erkek arkadaşından şiddet gören bir kadının erkeklere karşı bakış açısı çok kırılgan olur. Kitapta bu çaresizliği hissettim. Bir annenim çocuğunu korumak için şiddeti kabullenmesinin acısını hissettim. Herkes durumdan haberdarken kimsenin bu kadınla oğluna yardım etmemesinin yalnızlığı hissettim. Şu günlerde çok uzak olmadığımız konular bunlar. İlla birinin ölmesi mi gerekiyor ?
İncelememi bitirirken bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Hepimiz okuyacağımız, okuyor olduğumuz, okuduğumuz kitaplarla ilgili yorumları merak ederiz. Ben de sitede Matilda'nın Son Valsi ile ilgili incelemelere baktım. İncelemeyi ve neden öyle düşündüğünü temellendirmeden sadece "konusunu beğenmedim" diyerek kitaba verilen 1 puanla ilk sırada yer alan bir inceleme gördüm. Tabii ki benim 8 puan verdiğim kitaba bir okur 10 puan verebilir, başka bir okur 3 puan verebilir. Ancak 1 puan bu kitap için saçmalıktan öteye gidememiş bir değerlendirme olmuş. Ortada bir emek var, bir puan veriyorsunuz, bunun nedenini doğru düzgün açıklayamıyorsunuz, kaldı ki bu kitap 1 puan verilebilecek bir kitap değil. Demem o ki 1 puan verirken de 10 puan verirken de bunun nedenini doğru düzgün açıklayabilmelisiniz.
Matilda'nın Son Valsi Avustralya kırsalında Churinga adındaki bir çiftlikte geçiyor. Kitap 550 sayfa civarında olduğu için bazı bölümlerde detaylı çevre betimlemelerine yer verilmiş. Bu kısımlar bana oldukça rahatlatıcı geldi. Esen rüzgârın tasvir edildiği, suyun berraklığının anlatıldığı kısımlarda, ben de adeta karakterin yanında yer alıp bu sakinliğin tadına vardım. Çiftlikte yer alan evin balkonunda içilen kahveyi, ressam olan Jenny Sanders'ın tuvalin üstünde fırça darbelerini konuşturduğu anları gözümde canlandırırken son derece keyif aldım. Matilda ve Jenny ile güldüm, Matilda ve Jenny ile hüzünlendim. Kitabın başından sonuna içinde barındırdığı gizemin ne olduğuyla ilgili kafa yordum, son 70 sayfada şaşırdım, üzüldüm, gizem açığa çıktığı için rahatladım. Her şeyi kontrol edemeyeceğimizin, değiştirme şansımız olmadığı konularda kendimizi bunaltmamamız gerektiğinin bir kez daha farkına vardım.
Tamara McKinley oluşturduğu kadın karakterlerle gönlümü fethetti diyebilirim. Kitabın ana karakterleri olan Matilda Thomas ve Jenny Sanders oldukça güçlü karakterler ve ben kitaplarda yer alan bu tür kadın karakterleri her zaman sevmişimdir. Yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle zaman zaman umutsuzluğa kapılsalar da daima kendilerine karanlıktan aydınlık yaratabilen kadınlar olan bu karakterler aracılığıyla, her zaman dert yandığımız, en zoru bizdeymiş gibi davrandığımız sorunlar üzerine düşünme fırsatı buldum.