Engin Nazlı

Engin Nazlı
@Engin5252
Karaları deniz yapar dağları rüzgar yapıp kalbine yelken açarım
Teknoloji bölümü
Tekirdağ /Çerkezköy
Ordu /ünye, 1 Temmuz 1992
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Yandaki komşunun oğlu duvara tırmanmış, “Pışşt pışşşt” diyor. “Gel”, diyorum, bizden yana atlıyor. “Kaç yaşındasın sen?” diyorum; başparmağını küçük parmağının üzerine ko­ yup, “Biiir” diyor, sonra sırayla öteki parmaklarının üzerine koyuyor, “Dööört” diyor. Hiç inanmıyorum, zaten umurumda da değil, isterse üç olsun ama bu çocuk oğlan, bu çocuk biz­ den farklı, bu çocuğun farkı görünmeyen bir yerde. Babam da bu farklılığı sevmiyor. Ortalıkta kimse yok, şimdi bu farklılığı çözeceğim. “Pantolonunu indirsene” diyorum. “Yaaa. Önce sen donunu indir, sonra ben” diyor. Uyanık, ama belli ki o da hiçbir şey bilmiyor. Hem donumu indirirsem ne olur? Peki ama neden bize don giydiriyorlar?” Mızıkacağımı anladı. “Eğer donunu indirirsen bu dergileri sana veririm” diyor. Güzel, renkli resimli dergiler... “Peki önce sen göster sonra ben” diyorum. Çaresiz pantolo­ nunu indirmek için dergileri elime tutuşturuyor, arkasını dö­ nüyor, pantolonunu aşağı doğru çekiyor. İki minik pembe yu­ varlak, ortasında bir çizgi var, şeftali gibi, bizimki de öyle. Hiç ilginç bulmuyorum, farklı da değil. “Hadi sıra sende” derken, dergilerle eve doğru kaçıyorum. Cici kızlar asla donlarını indirmezler ama sanırım cici kızlar oğlanların popolarını da merak etmezler.
Reklam
Bir gün annem babama dedi ki: “Kızların çok üstüne düşüyorsun, bahçedeki çocukları kor­ kutuyorsun, daha küçücük çocuk onlar.” Babam da anneme dedi ki: “Küçücük müçücük, çükleri yok mu onların?” Çok şaşırdım, o dediği şeyin ne olduğunu biliyor gibiyim ama bu yüzden onlara kızacağını hiç ummazdım. Hem o şey­ den babamın da var, neden onlara kızıyor hiç anlayamıyorum. Şaşırdım kaldım ama bunu çözmeliyim, ne nedir öğrenme­ liyim.
Durumu oğlanlar da fark etmeye başladılar. Babamı gör­ dükçe tuhaflaşıyorlar. Suç işlemedikleri halde, sanki bir ka­ bahat yapmış gibiler. Artık kapıdan değil de, yan duvardan atlayarak bahçeye giriyorlar. Çünkü o zaman görünmüyor­ lar. Ama nedense onlar da sevimsizleşmeye başladılar. Ba­ bam görmediği zaman gizli gizli bir şeyler yapmak istiyorlar,
Babamın yüzü kızgın bir kedi gibi, hayır hayır köpek, hat­ ta bir eşek gibi. Ona çok kızıyorum. Babam gözlerini dikmiş camdan dışarı, bize bakıyor. O kadar kızgın ki, bakışların­ dan ateş saçıyor, yüzü maske gibi ve çok korkunç. Oğlanlar babamdan korkuyorlar. Kızlar korkmuyorlar çünkü babam kızlara kızgın bakmıyor.
Güzel bir bahçemiz var, evin üç yanını kuşatıyor. İçinde meyve ağaçları, kediler, köpekler var. Evin içinden yukarı­ ya doğru çıkan bir merdivenimiz, bir de kardeşim var. Ama o daha merdivenden aşağı kayamıyor. Arkadaşlarımız hep bizim bahçeye geliyor. Kızları da er­ kekleri de çok seviyorum, aralarında hiç ayrım yapmıyorum. Ama babam yapıyor.