Fakat İstanbul Boğazı'ndaki bu kısacık temaşada bile bizi gözyaşları içinde selamlayan zavallı halkın açlıktan sapsarı kesilmiş yüzü dışında bir yüz daha gördüm : rahatı bozulmamışların canlı, sağlıklı yüzü. O efendilerde tıraşlar ihmal edilmemiş, bakışlar neşeli, dudaklarında alaycı bir tebessüm.
"Nereye götürülecek? "
"Dahma'ya."
O zaman Setterhan Zerdüştilerin, ölülerini açık havada yırtıcı kuşlara bıraktıklarına dair Müslğmanlar arasında dönüp duran tevatürü hatırladı.
Sudan sebepler biriktirdim kendimde.
Yandıkça kavruldu yüreğim.
Sustukça ağırlaşıyor yüküm.
Taşıyamamaktan korkuyorum.
Gitmek...
Gitmek yazdan kalma bir sonbahar sabahı.
Henüz serinken toprak
Ve kimsesizken yollar
Varmak menziline.
Düşürmek gönülden,
Düşürmek gözden.
Kırmak tüm kelepçeleri.
Engin KAYAN 🍁