E D

8/10
·160 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:01
Paul Auster'in "Cam Kent' isimli kitabını bitirdim. Kitabı nereye koyacağımı, ne anlamam gerektiğini, yazarın vermek istediği mesajın ne olabileceğine dair kafamda net birşey yok. Evet iyi vakit geçirdim. Evet sürekleyici bir metindi. Evet merak unsuru yüksekti. Dili akıcı ve anlatımı sadeydi. Ama kitap bitti ve ben ne düşüneceğimi bilmiyorum. Bende iz bırakmayacağı kesin olan bir kitap. Ama iyi vakit geçirdim. Sahi yazar ne anlatmak istedi acaba ?
Cam KentPaul Auster · Can Yayınları · 20181,617 okunma
Reklam
10/10
·792 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:23
800 sayfalık o dev eseri, Nino Haratischwili'nin " sekizinci hayat" kitabını bitirdim. Muhteşem bir edebi şölen. Dili ve anlatımı destansı , masalsı. Betimlemeleri muhteşem. Toplumsal değişikliklerin insanların ruhlarında açtığı yaraları müthiş resmetmiş yazar. Birinci dünya savaşı, ekim devrimi, NEP dönemi, sanayileşme dönemi, kollektivizasyon dönemi, ikinci dünya savaşı, sonrasında soğuk savaş, Gorbaçov 'un iktidara gelişi, Yeltsin ve darmadağın olan koskoca bir ülke ve hayatlar... Her ne kadar ideolojik olarak yazarın durduğu yeri görsem, fazla stalin karşıtı görsem, sosyalizmin kazanımlarına hiç değinmediği ve sadece sovyetler birliğini terör ve kaostan oluşan bir dönem olarak resmetmeye çalışmasına öfkelensem de; bir tarih anlayışına sahip olduğum ve yazarın derdinin ne olduğunu anladığım için öfkemin kitabın muazzamlığının önüne geçmesine izin vermedim. Koskoca bir Sovyet ve Gürcistan tarihi fonunda kurgulanmış sekiz hayat... Katılmadığım yerleri oldu. Öfkelendiğim satırları oldu. Ama büyük edebiyat bazen tam da budur: İtiraz ederken hayran kalmak. Herkes okumalı, okutulmalı..
Sekizinci HayatNino Haratischwili · Aylak Adam Yayınları · 2018239 okunma
7/10
·840 syf.··
2026 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 12:26
Kitabı zorla da olsa bitirdim. Cephe ve savaş kitapları okumaktan nefret ederim. Savaş teknikleri vs beni çok sıkar. Cephedeki askerlerin yaşadıklarını okumayı sevmiyorum. Ama cephe gerisinin anlatıldığı romanları seviyorum. Savaşın, savaştaki aktörleri değil de onların geride bıraktıkları üzerine okumak beni çok etkiliyor. Bu kitabı da ikinci dünya savaşı sürecinde cephe gerisinde İtalya'da yaşanan hayatları okuyacağımı düşünerek heyecanla başladım ve bitirdim. Ama birşeyler eksik. Çok zor ilerleyebildim. Fazla gereksiz ayrıntı var. Yani olay örgüsü aslında İda , Nino ve Useppe etrafında dönüyor sözde. Ama o kadar çok hayattan bahsediyor ki yazar, bir süre sonra kitabın bütünlüğünden kopuyorsun bence. Mahallede işlenen bir cinayet ve bu cinayeti işleyen adamın sayfalar dolusu hayat hikayesinden tutun da, ikincil karakter olan Davide'nin meyhanede oyun sırasında karşısında oturan adamın hikayesine kadar. Yani bu kadarına da gerek var mı bilmiyorum ? İda nın kişiliğine, duruşuna dair net hissedilebilir bir duygu uyanmadı. Silik , gereksiz, hayata hiçbir müdehalesi olmayan, hayaın içinde yuvarlanıp giden bir kadın karakter. Bu kadın karakter daha vurucu işlenebilirdi. Belki de sıradan hayatları anlatmak istediği için böyle bir profil çizdi. Nino'nun ölümü çok boş anlatılmış. Trajik bir ölüm ama Nino kimdir, neyle uğraşmış, bu savrulmaları nedir , nerelerde yaşamış bişey bilmiyoruz. sürekli gidip gidip geliyor ve sonunda ölüyor. Useppe'nin sonu da öyle.... hissedemedim ben kitabı. Böylesine tarihi mesajlar vermek istenen bir romanda bilmiyorım ama insan ayakları yere basan , tutarlı bir karakter de görmek istiyor. Hiç mi yoktu yani İtalya' da böyle karakterler savaş boyunca. Tüm karakterler silik, acınası, zayıf... Ayrıca asıl beni rahatsız eden fazla Stalin
Ve Tarih Devam EdiyorElsa Morante · Can Yayınları · 202557 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 12:22
'Eşekarısı fabrikası' ne söyleyeceğimi ne yazacağımı bilemiyorum. Bir kitaptan bu kadar etkilenmeyeli o kadar zaman oldu ki... Müthiş bir kurgu ve eşsiz bir anlatım. Bulmaca çözer gibi yavaş yavaş anlamlandırıyorsun herşeyi kafanda... Yalnız, izole, kimliği bile olmayan ve okula gitmesine izin verilmeyen, sosyallikten çok uzak, belirli ritüelleri , kurbanları, totemleri ve kehanetlerden oluşan bir kosmoloji kurup kendini hapsetmiş bir genç Frank... Anne ile kurulamamış bir bağ.... Gizemli , esrarlı ve kitabın sonuna kadar ne olduğunu kim olduğunu anlayamadığımız bir baba... Müthiş bir final... Bu sosyopat, katil Frank ile empati yapmamak elde değil. Elbette empati yaptım ve onu çok iyi anlıyorum. Unutamayacağım karakterlerden biri oldu Frank... Herkesin okuması dileğiyle
Eşekarısı FabrikasıIain M. Banks · Koridor Yayınları · 20151,684 okunma
7/10
·496 syf.··
2026 12. kitabı
Ahmet Büke 'Kırmızı Buğday' ... Son zamanlarda en çok sıkılarak okuduğum, bir türlü akmayan, elimde günlerce sürünen, okumaya başlayacağım an içimi sıkan bir roman oldu. Özür dilerim. Yaşar Kemal'in İnce Memed'ine benzetilmiş kitap çoğunlukla ama ben o tadı alamadım. Yaşar Kemal’de tarih arka plandadır; önde insan vardır. Toprak kokar, rüzgâr eser, Memed’in öfkesi dolaşır metnin içinde. Tarih orada bir sahnedir; karakterler canlıdır.Bu romanda ise karakterler çok silik geldi bana. Karakterler bu belgesel tadındaki kitapta tarihi aktarmak için var .iki ikişi arasındaki diyaloglarla tarihi anlatan, kurgusu çok zayıf , bir tarih kitabından kendini faklı kılan bir yan göremedim ben. Hele cephelerdeki taktik konuşmaları, savaş anlarının uzun uzun anlatılması beni canımdan bezdirdi gerçekten. 1908 devriminden itibaren Türkiye'de İttihat ve Terakki Partisi'nin iktidara gelmesi ile halkın açlığının , yoksulluğununun hiçbir değişiklik olmadan devam etmesi ve Parti içindeki çürümüşlük, parti yöneticilerinin yaptığı vurgunlar, yolsuzluklar, zenginleşmeler güzel anlatılmış. Yurdun işgali, milli mücadele ve bu sırada ülke içinde emperyalist güçlerle birlikte olan çıkarcılar ile bağımsızlık içşn mücadele edenler arasındaki iç savaş yansıtılmış. Fakat bir dönem romanı olarak okunacak olan kitap bir tarih kitabı gibiydi. Ancak roman belgesel gibiydi. Döneme hakim olmayan ve gerçekleri bir belgesel olarak okumak isteyenler için önerebilirim. Doğru bir tarih bilinci veriyor evet. Fakat bir 'İnce Memed ' veya kurgusu çok güçlü bir dönem romanı okumayı bekleyenler için hayal kırıklığı. En azından benim için hayal kırklığı... Ben romanı yaşamak istedim ama roman bana sadece anlattı.
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025681 okunma
Reklam