Öncelikle burada yanlış (kendilerine göre olmayan) kategorideki bir kitabı okudukları için çoğu kişinin düşük puan verdiği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Evet fazlasıyla + 18’idi lakin zaten kitabın arkasında “YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR” yazıyor. Kullanılan kelimeler normal aşk kitaplarına nazaran daha açık, iki karakterimiz arasındaki ilişki ise daha BDSM’deki dominant x submissive ilişkilere benziyordu. Çoğu okuyucuya fazla ağır gelebilecek bir ilişki dinamiği olduğunu farkındayım ama sırf bunun için düşük puan alması… Onun dışında şahsen ben kitabı fazlasıyla beğendim.
Kitap Corvina’nın yeni bir gizemli okula gelmesiyle yaşadığı aşkın, kişisel gelişimin ve paranormal olayların hikayesi. (SPOILER) Corvina’nın şizofreni (?) belirtilerini, kafasındaki sesleri okumak fazlasıyla meraklandırıyordu. Kitabın her bölümü sonunu / sebebi merak ederken sonu hiç beklediğim gibi değildi ki bu oldukça tatmin ediciydi. Corvina ve Vad’ın arasındaki aşk çoğu okuyucunun sebeplendirememesine karşı aslında çok basitti. İlişkileri tamamiyle aralarındaki çekim üzerine kurulmuştu. Daha birbirlerini tanımadan aralarındaki ilişki zaten yazılmıştı. Bu yüzden her bölüm her hafta cinsel ilişkiye girmeleri beni çok rahatsız etmedi, yıllardır beklediğin kişiyi bulmanın açlığını gördük sadece. Vad’ınsa küçük kargası için tüm dünyayı yıkmayı göze alabilecek bir şeytan olması da çok hoştu.
Kitabın 10/10 olmamasının tek sebebi finalin beni tam olarak tatmin edememesiydi. Evet olayların sahte Jade tarafından planlanması oldukça şaşırtıcıydı lakin ben kitabın daha trajedik bitmesini isterdim. Belki Corvina’nın o çatıdan atlaması, Vad’in de arkasından atlayıp beraber sarılırken yere çakılıp ölümde bile beraber olmalarını isterdim. Veya iyi sonla bitmesinden nefret etmemiş olsam bile kitapta birkaç
Kitap tipik bir sekreter x patron hikayesi zaten, bunu okumadan da anlayabilirsiniz. Lakin (SPOILER) Iris’in disleksi olması şahsen benim çok hoşuma gitti. Karaktere biraz daha derinlik katılmış gibi hissettim ki böyle rahatsızlıklar genellikle kitapta dile getirilmezken hem Iris’in hem de Declan’ın annesinin de böyle olması tatlı olmuştu (Declan’ın Iris’i daha çok hassas bir açıdan anlayıp yardımcı olması gibi). Tabii Declan’ın sinirlendiğinde / aşık olana kadar patronluğu boyunca toksik birisi olması sinir bozucuydu. Iris’in ise bu tüm toksik iş hayatını bir iki iyi durum yaşanınca unutmasıysa onu biraz basitleştirdi. Belki bu yoğun iş temposunun onun psikolojisindeki yansımaları ve bunun için psikolojik yardım aldığını görmek güzel olabilirdi. Bir de kitaptaki çoğu konu açıklanmadan finale doğru bir sonuca direkt yuvarlandı? Giriş gelişme 400 sayfa sürmüşken sonuç neredeyse 60 sayfa gibi geldi bana. Declan’ın babasıyla/ kardeşleriyle ilişkisi, Iris’in üniversite hayatı, ikisinin ebeveynlik deneyimleri, işi nasıl kapıp Declan’ın CEO oluşu… Bunların çoğu okuyucunun tahminine bırakılmıştı ya da bahsedilmemişti bile. Final açısından yetersiz bir şekilde bitmişti, ama en azından birkaç yıl sonrasından kesit vererek çok şükür tahminlerimizi detaylandırmamıza yardımcı olmuş yazar.