Kendi kitabı içerisinde kendi hikayesini başka bir kendi hikayesi ile eleştiren yazar... "Korkuyu beklerken" kitabı içerisinde "bir mektup" hikayesi ile uzun ve anlamsız bir hikaye yazıyor ve bu hikayeyi hemen bir sonraki hikayesi "ne evet ne hayır" da "insanların Bu kadar önemsiz dertler yüzünden bu kadar uzun ve anlamsız mektuplar yazmasını anlamıyorum"diyerek aslında kendi kendisine eleştiriyor. Yazarım meşhur kitabı "tutunamayanlar"a başlamadan önce yazarı tanımak için bu kitabını okuma kararı almıştım. Yazarın dili biraz anlaşılmaz daha doğrusu anlaşılması zor fakat ayrı bir lezzet var. Bilinmezlikler arasında kaybolmak, neyin,ne zaman, ne şekilde olduğunu kavrayamamak bana farklı bir lezzet verdi. Yazarı tanımak için okunması gereken ilk kitabı bence... Okuyacak olanlara iyi okumalar...
Ben yoktum; hatta ben yokum, olmadım diyemeyecek bir yerdeydim; kelimeler bile yan yana gelerek beni tanımlamak istemezlerdi. Ne olurdu benim de kendi kelimelerim olsaydı; bana ait bir cümle, bir düşünce olsaydı. Binlerce yıldır söylenen milyonlarca sözden hiç olmazsa biri, beni içine alsaydı!