"İnsanlar, gitgide, istediklerine, dilediklerine inanmakla yetindiklerini, düşünüp tartmayı, ölçünmeyi, olanı biteni görmeğe çalışmayı yavaş yavaş bir yana ittiklerini daha fark etmiyorlardır belki de. Bunun farkına varmağa başladıklarında ise ortalık iyice kararmış olacak. Sabahları güneş yeniden doğar gibi olsa da, ortalık yeniden aydınlanır gibi olsa da, gecenin karanlığı bütün bütün dağılmayacak hiç."
"Hayata ve aşka dair merak ve her şeye sınırsız ilgi, henüz yerini zamanın terbiye ettiği acıların burukluğuna ve kederli dalgınlığa bırakmamıştı. O zaman hayat, her şey önümdeydi."
“İşte tam olarak böyle başladı. Unutmak, unutmaya çalışmak. Unutmayı istemek. Hayattan kopmuş bir bedeni tekrar hayata bağlamak. Başka yerde başka zamanda başka insanlarla gizlemek acımı.”