Oysa ileride göreceğimiz gibi, herhangi bir şeyin varoluşu, o şeyin özü bilinmedikçe bilinemeyeceğine göre, demek ki gönül rahatlığıyla kulaktan dolma edindiğimiz tüm doğruların bilimsel bilgi kapsamından çıkarılması gerektiğini söyleyebiliriz. Çünkü sahih aklın ön planda olmadığı bir yerde, kimse sırf kulaktan dolma bilgiyle bilinç sahibi olmaz.
Başka deyişle benim mutluluğum, çok sayıda insan benim anladığım gibi anlasın diye onların akıllarını ve arzularını kendi aklım ve arzumla tamamen uyumlu hale getirmeye kendimi adamamdır.
İtibarın büyük bir sakıncası daha var, o da hayatımızı insanların algısına göre yaşamak zorunda oluşumuz; yani insanların hep kaçtığı şeylerden kaçarak, hep istediği şeyleri isteyerek.
İtibar, zihni en fazla karıştıran şey; çünkü zihin bunu hep kendiliğinden iyi bir şeymiş gibi görüyor; yani her şeyin kendisine yöneldiği nihai bir amaçmış gibi.