Aidan

Aidan
Derin görünsün diye, suyu bulandırıyorlar.
Heyhat! Cenneti ve sonsuzluğu Değişirdim birkaç dakikasıyla, Sarp ve karanlık kayalar arasında Oyunlar oynadığım çocukluğumun ...
Reklam
Farksızım zindanda yapayalnız Yetişen o çiçekçikten. Arasında nemli döşeme taşlarının Solgundur o, bekler uzun süre Genç yapraklarını açmaksızın Gelmesini yaşam veren ışığın. Günler geçer ve günün birinde İyi bir el dokunur ona kederle Ve bahçeye taşır onu Komşuluğuna güllerin. Şimdi her yandan Varlığın tatlılığını solumaktadır .... Fakat ne çıkar? Sabah güneşi Kavuracaktır yakıcı ışınlarıyla Zindanda yetişen çiçekçiği.
Yüz yıl dilediğince yaşadın diyelim, Bir yüz yıl daha yaşasaydın, sonu ne?
Beklediğim hiçbir şey yok yaşamdan, Geçmişten de pişmanlık duymuyorum; Özgürlük ve huzurdur aradığım! Unutmak ve uyumak istiyorum!
Yaşam üzüyor bizi; dümdüz, amaçsız bir yol gibi, Bir şölen gibi yabancı bir bayramda.