Metin

Metin
@Entrophy
Bas gitarist - composer instagram: instagram.com/3ntrophy_
Müzisyen, proje yöneticisi
Lisans
İstanbul
19 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
"Aslında hiçbir şey sizi durduruamaz. Hiçbir şey sizi geriye çekemez, çünkü iradeniz her zaman güç alanınızın içindedir. Hastalık belki bedeninizi tehdit edebilir. Fakat siz gerçekten bedeniniz misiniz? Topallık ayaklarınıza engel oluşturabilir. Fakat siz gerçekten ayaklarınız değilsiniz. Siz izin vermedikçe, hiçbir olay sizi etkilemez." EPİKTETOS
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
nickimin (entropi) tanımı :)
Entropi'nin tanımını merak edenlere: aşırı geniş bir alanda kullanılan bir terimdir ama, en basit şekliyle bu olabilir belki. merak edenlere :) - 'Evrende her şey, kendini minimum enerji ve maksimum düzensizliğe çekmek ister' şeklindedir. ama tanımdaki "maksimum düzensizlik" kavramı da bir "düşük enerji" eğilimini ifade eder
1000Kitap
Yıl 1930 lar.. Atatürk' ün verdiği bir yemek.. ankaradan misafirler var, hükümet yetkilileri var Atatürk ve Harbiye mektebinden hocası Esad Mehmet efendi var masada .. Esad Mehmet efendi aynı zamanda zamanın Milli Eğitim Bakanı. Konu üniversiteler.. Misafirler sırayla soru soruyor, sorular tartışılıyor cevaplar üzerinden notlar alınıyor.. Misafirlerin arasından genç bir adam Esad Mehmet Efendiye öyle sert uslubla sorular soruyor ki bir kaç soru sonra Atatürk devreye girerek misafire uslubunun biraz sert olduğunu, aynı zaman kendi hocası olan Esad Mehmet efendiye daha saygılı olması gerektiğini söyleyerek uyarıda bulunuyor.. ama genç uslubunu daha da sertleştirerek Esad Mehmet Efendiye sorular sormaya devam ediyor.. Atatürk sonunda dayanamıyor ve " Genç adam, sen yoldan geldin sanırım bu sert uslubun bu yüzden, soframızda gerginlik çıkarma.. istersen masadan kalk ve başka bir odada dinlenmeye gidebilirsin" diyor.. Genç adam " Bu sofra sizin değil, milletin sofrası ve ben bu sofradan kalkmıyorum" diyerek oturmaya devam ediyor.. Atatürk " madem sen kalmayacaksın o zaman biz kalkarız" diyerek arkadaşlarıyla birlikte kalkıp uyumaya gidiyorlar.. Sabah oluyor Atatürk yaverlerinden birini yanına çağırıp " Ne oldu dün geceki gence, nasıl devam etti" diye soruyor.. Yaver " Sabaha kadar sandalyenin üzerinde tek başına oturdu, sabah olunca Ankaraya gitmek istedi fakat yol parası yoktu, ben çıkarıp cebimden 30 kuruş verip haydarpaşadan Ankaraya gönderdim paşam" diyor.. Atatürk basıyor kahkahayı, adamın cebinde 30 kuruş yok ama masada ben dahil dayılanmadığı kimse kalmadı bu genç adamı takip edin talimatı veriyor.. Yıllar geçiyor, Esad Mehmet Efendi rahatsızlanıp görevini yapamayacak duruma geldiğinde yerine Milli eğitim bakanlığı görevine Doktor Reşit Galip getiriliyor..
Eğitim