Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapıların önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun.
Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor.
Bir gün, asfalt ovalarda yürüyen bir abdal gelip, çağın karmaşasını, geçmişin belleğini, geleceğin rüyasını onun ruhuna üfleyene kadar; insanın anlamını tüketiyorsun, dünya seninle başlamadı, seninle de bitmeyecek, diyene kadar, cehennemine dua etmeyi sürdürecek.