Ey dünya gecesinin yolcusu, acele gönle doğru gel. Orada gez, dolaş. Çünkü gönülde yol yol mana meyveleri veren ağaçlar var. Orada bilgi ve duygu derileri akmaktadır. Fakat her insanın evveli, ibtidası şekildir, surettir. Ondan sonra Can gelir, gönül gelir ki, o da, insanın iç yüzünün Kemali ve güzelliğidir. İçinde gönül nuru bulunmayan gönül, gönül değildir! İçinde can nuru olmayan kandile, kandil deme ; o, içine kirli, pis bir su konmuş şişedir!
Mevlana Celaleddin-i Rumi
İbn Arabi hazretleri "zıtlıklar birleştiğinde 'zât 'zuhur eder "der. Nefs mertebeleri açısından bu olgu, bir üst varoluş konumuna çıkma anlamına gelir.
Bütün bu nefsani zaaflar ve olumsuz duygular, aslında insan olmanın, olmazsa olmaz yapı taşlarıdır. Zıtlık olmazsa insanda olmazdık.
Hayatımızın en yalnız en ümitsiz anlarında bile aslında hiç de yalnız ve çaresiz değiliz. Bir " dost" hep bizimle beraber. Şevkat, muhabbet, anlayış dolu o mübarek eli hep bizim üzerimizde.
Mevlana filozofları tek kanatlı kuşlar olarak tanımlamıştır. Bilim, bizi yükseklere çıkaran akıl kuşunun bir kanadı ise marifet de ikinci kanadıdır. Tek kanatlı kuşlarsa uçamazlar.