Sakın koparmayın çok kıymetli o laleler...
Görünce büyük hayretle fotoğraflarını çektiğimiz laleler...
Yürüyüşün ilerleyen saatlerinde koca bir yayala dolusu papatya aralarında serpiştirilimiş ordu halindeki laleler...
Üzerine basıp geçmek zorunda kaldığımız laleler...
Küçük Prens'in çiçeğini anımsattı bana bu laleler. Bir tanecik tek gördüğümüz için çok kıymet verdiğimiz o çiçekten koca bir bahçe dolusu olduğu zaman neden kıymetini yitiriyor? Şuçu kalabalıklar içinde olmak mı? Oysa nekadar kalabalıklar içinde olursa olsun her bir çiçek biricik değil mi? Belkide tek gördüğümüz zaman her detayını dikkatle ve hayretle inceliyoruz, gözümüzde büyüyor, ondan başka çiçek yok sanıp tutulup kalıyoruruz. Çok olduğu zaman ise detaylar hep gözümüzden kaçıyor, önemsizleşiyor, kıymetsizleşiyor.
Kıymetinin bilineceği yerde çiçek açmak duası ile🌷
#kainatkitabı
Tk
Logoterapiye göre hayatın anlamına 3 farklı yolla keşfedebiliriz:
1. üretimde bulunarak veya bir iş yaparak
2. bir şeyi deneyimleyerek ya da biriyle temas ederek ve
3. kaçınılmaz olan ısdıraba karşı aldığımız tavırla.
İlkinin bir kazanım ve edinin biçimi olduğu çok açıktır. 2 ve 3.'nün biraz daha ayrıntılandırılması gerekir. Hayatta anlam bulmanın ikinci yolu iyilik, hakikat veya güzellik gibi bir şeyi doğayı ve kültürü veya en önemlisi başka bir insanı biricikliğiyle deneyimlemek onu sevmektir.