İbnü’l-Mübarek (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Ben, Arefe günü akşamı Süfyân es-Sevrî’nin yanına geldim ve onu diz çökmüş halde buldum; gözlerinden yaşlar akıyordu.
Ben de ağladım. O bana dönerek: ‘Benden bir ihtiyacın mı var?’ diye sordu. Ben de ona: ‘Bu günde en kötü durumda olan kimdir?’ diye sordum.
O şöyle cevap verdi: ‘Allah’ın kendisini affetmeyeceğini zanneden kimsedir.’”
Husnü’z-Zan” İbn Ebî’d-Dünyâ/78
"Sabah ezanı..."
Sessizliğin rahmetle sarmalandığı o ilk vakit.
Dünya daha gözlerini açmadan, göklerin diliyle yükselen bir çağrı:
Hayya ale’s-salâh!
Gel, kurtuluşa!