Şaka gibi geliyor ama inanın, bunların hepsi gerçek.
Düşünün:
Hava buz gibi.
Camiye gittiniz.
Şadırvanda abdest alacaksınız ama buz gibi su içinizi titretiyor.
Tam o anda, elinde ibrik olan bir genç yanınızda beliriyor.
“Buyurun beyefendi,” diyor.
“Abdestinizi sıcak suyla alın.”
Şaşırıyorsunuz.
Sonra gencin yakasındaki karta ilişiyor gözünüz:
“Kışın Abdest Alanlara Sıcak Su Temin Etme Vakfı Görevlisi” yazıyor.
Ya da tam tersi…
Ağustos sıcağı…
Diliniz damağınıza yapışmış.
“Şöyle buz gibi bir su olsaydı,” diye içinizden geçirirken, bir bardak uzanıyor elinize.
Suyu kana kana içiyorsunuz, içiniz ferahlıyor.
Teşekkür etmek ve eline üç beş kuruş tutuşturmak için bardağı uzatan gence dönüyorsunuz.
Ama o, parayı kabul etmiyor.