Saraç

@Er_sarac·
·
sabitlendi
Duvara asılacakHadis-i Şerif: "Sen Allah için neyi terk edersen, Allah sana mutlaka ondan daha hayırlısını nasip eder." Müsned, 23074
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Halının üzerinde ilerleyen küçücük karınca, halıdaki bütün nakışı göremez. Göremediği için de fark ettiği çizgileri, renkleri anlamsız zannedebilir. O karıncanın tutup havaya kaldırıp bakmasını sağlayacaksınız ki nakışı görsün. Aynı şekilde bu dünya hayatında kısacık ömrümüzde istediğimiz şeylerin neticelerini, sebeplerini, sonuçlarını bilmeden istiyoruz. Her şeyi bilen O'dur ve verecek olan da O'dur. Verdiği zaman da Allah-u Teâlâ seni oyuna getirmez. Hâşâ, O noksan sıfatlardan münezzehtir. Verdiği zaman sana zararlı olmayacak, seni pişman etmeyecek şekilde verir. Bu nedenle istediğin şey hemen olmuyor diye hemen mızmızlanma. Sabret. Ne diyor? 'Sabır ve namazla benden isteyin.' Sabretmenin şeyi bu. Çünkü Allah-u Teâlâ'nın hesabını biz bilemeyiz." Ömer Demirbağ
Alıntı
Sahabe, okçular tepesi'ni terk edenlerin kim olduğunu gizleyerek nezaketi öğretirken, biz bugün ifşa kültürünün esiri olduk. Sahabe hatayı örterek tezkiye ederdi, biz ise yayarak mahvediyoruz. Kimin elinde günahsızlık beratı var ki, başkalarını yargılamayı kendi doğrularımızı kanıtlama hırsına dönüştürüyoruz ?
Alıntı
Rızkın sadece ekmek, su, ev, araba olmadığını kavradığı an insanın dünya algısı da duaları da değişiyor. Güzel ahlak rızıktır, hayırlı dost eş ve çevre de rızıktır. Hele Allah’ın bizi ibadet etmeye muvaffak kılması en büyük rızıktır. Allah maddi manevi rızkımıza bereket versin.
Alıntı
Şaka gibi geliyor ama inanın, bunların hepsi gerçek. Düşünün: Hava buz gibi. Camiye gittiniz. Şadırvanda abdest alacaksınız ama buz gibi su içinizi titretiyor. Tam o anda, elinde ibrik olan bir genç yanınızda beliriyor. “Buyurun beyefendi,” diyor. “Abdestinizi sıcak suyla alın.” Şaşırıyorsunuz. Sonra gencin yakasındaki karta ilişiyor gözünüz: “Kışın Abdest Alanlara Sıcak Su Temin Etme Vakfı Görevlisi” yazıyor. Ya da tam tersi… Ağustos sıcağı… Diliniz damağınıza yapışmış. “Şöyle buz gibi bir su olsaydı,” diye içinizden geçirirken, bir bardak uzanıyor elinize. Suyu kana kana içiyorsunuz, içiniz ferahlıyor. Teşekkür etmek ve eline üç beş kuruş tutuşturmak için bardağı uzatan gence dönüyorsunuz. Ama o, parayı kabul etmiyor.
Din