Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, insan zihninin en karanlık köşelerine tutulan sakin bir ışık gibidir.
Bu kitap, “normal” sandığımız hayatın hemen altında duran çatlakları gösterir; bastırılmış korkuları, yarım kalmış çocuklukları, söylenememiş cümleleri…
Her vaka bir hikâye değil, bir aynadır.
Okudukça başkalarını değil, kendimizi izleriz. Çünkü akıl sağlığı dediğimiz şey, sabit bir durumdan çok ince bir dengedir.
Dili sade ama etkisi derin.
Yargılamaz, teşhis koymaz; anlamaya davet ediyor.
Ve kitabı kapattığımda şunu hissediyorum
Bu defter bir psikiyatriste ait olabilir,
ama anlattıkları hepimize dairdir.
Psikolojiye ilgisi olanın defalarca okuyabileceği ideal bir kitaptır. Açıkçası üç kere okudum.