Atatürk kimseye sezdirmemekle beraber, öleceğini anlamışa benziyordu. Atatürk’ün ölüm felsefesi sade idi: “Ölümü istemek bir cesaret değildir ama ölümden korkmak ahmaklıktır,” derdi.
Daha sonra Lozan Antlaşması’nın imza töreninde bulunan bir meşhur Amerikalı muhabir de yazısını şöyle bitirecekti: “Garp’ın Şark önünde eğilişi, hiçbir zaman bu kadar aşağıca olmamıştır.”
Türk askerinin İstanbul’a girişini gören Yüzbaşı Armstrong der ki: “Ruhumun isyan ettiğini duyuyorum. Türkler sanki Kanuni Sultan Süleyman devrinde imişler gibi düşünüyorlardı. İngiltere İmparatorluğu şerefinin bütün Asya’ya karşı, çamurlara yuvarlanması gururumu yaralıyordu.”