Kadere saygımız, tekrara göre değişiyor. Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldimi üst üste gelir diyoruz, üçüncüsü tekrar ettiğinde, herşey de senin başına geliyor diyerek rahatlıkla kanaat bildiriyoruz, sonraki tekrarladıysa başına bukadar çok şey geliyorsa, demek ki bunları hak ediyor diyoruz. O bütün masumiyetiyle yaşamaya devam etse bile...
Düşünsene beher kapta hayaletin kaynıyor... Varsın, oradasın, ama yoksun... Fakat fen hiç ilerlememiş Muazzez, seni geri getirmenin formulünü bulamadık ya, bırak Nobel ellerin olsun.
'' Kitapsız ve kütüphanesiz bir evin mağara karanlığından hiçbir farkı yoktur. '' diyor sevdiğim bir üstad. Okumaya verilmesi gereken önemi ne güzel betimlemiş...