Modern insan, kendi yaptıklarının sonucunda, failinin kendisi olduğu dünyada ciddi düzeyde güvenlik problemi yaşar hale geldi. İnsan, sebebi olmakla övündüğü modernite ile yalnız ve ürkmüş bir hale geldi. Çünkü modernite bireysel ve toplumsal hayatın binlerce yılın tecrübelerine dayanan dengesini bozdu; insana sıcak, güvenlikli, itibarlı sığınak olan diniz ahlaki, toplumsal değerleri yerle bir etti; bazılarının bireysel ve toplumsal hayatla bağlarını yok ederken, bazılarınınkini ise iyice zayıflattı.
Yöneten ve yönetilen bir devlet modeli öne süren Aristoteles, bu modelin toplumun en küçük birimi olan ailede başlaması gerektiğini savunur. Ailenin gereklerinin yerine getirilmesi için erkeğin yani yönetenin, bir kadın ve bir köle yani yönetilen edilmesi gerektiğini, zamanla bu topluluğun gelişip köy ve devleti oluşturacağını savunur.
Kapitalist kültür endüstrisinin gönüllü köleleri haline getirilmiş olan kadınlar tüketerek daha özgür, kendileri ile daha barışık, daha mutlu, ... vb olduklarını düşünmektedirler. Zira kitle iletişim araçlarının yoğun bombardımanları altında böyle olduğuna inandırılmış bulunmaktalar.
Ekonomik imkanı olmayan genç, aç dolaşır, üzerinde kendisini soğuktan koruyacak giysisi olmadığı için üşür, ama modaya uygun bir şeylere sahip olmaya çalışır; bu bazen parfümdür, bazen marka bir giysidir, son zamanlarda çoğu kere de cep telefonudur. Çünkü varlığını böyle hissetmekte ve akranlarına hissettirmektedir.