«Benim bildiğim, içinde yaşadığımız siyasi rejimin adı demokrasidir. Demokrasiler halk ekseriyetinin iradesini hâkim kılan rejimler değil midir?! Eğer millet ekseriyetiyle Hilafet'i hatta daha sarih ifade ederek diyebilirim ki; şeriati istese, O'nu geri getirmek demokrat olmanın bir icabı değil midir?! Siz hem rejimin adina «demokrasi» diyeceksiniz, hem de halk iradesine ambargo koyacaksınız. Böyle bir rejim güdümlü demektir!.
Almanlar Türk işçilerinin ilk gönderilişi sırasında karşılarında eski ciddi ve ahlâklı Osmanlı Türkünü bulacakları zannıyla heyecanlanmış ve bir çok vilayetlerde işçilerimizi bando mızıka ile karşılamışlardır. Fakat bilâhare bizimkilerin de, garplılaşma maceramız sebebiyle kendilerinden farksız bir duruma gelmiş bulunduklarını görerek bir nevi sukut-i hayale uğramışlardır.