Harper Lee'yi defalarca duydum. Kitap çok ünlü olduğu için okunacaklar listemdeydi. Pekçok tanıdığım da okumak istediğini söylüyordu. Onlardan birisine aldırttım. Okudum. Ama umduğum gibi değildi. Sanırım çeviri yetersizdir, Türkçedeki argo deyimler kitabın havasını bozdu, basit bir metin okuyormuş hissi uyandırdı bende. Konu gayet ağır ilerledi, çocukların üzerinde kafa yorduğu şeyler ile o dönemin sosyal yapısı anlatılmış. Irkçılığın ve kölelik sisteminin kafalarda hala varlığını sürdürmesi şaşırttı beni de. Olay yakın bir tarihte geçtiği için biraz abartıldığı düşündüm. Sonra Malcolm X, Martin Luther King geldi aklıma. Onların mücadelesini az çok biliyordum. Kendisi adil ve merhametli bir avukat Atticus, ailesine ve diğer herkese doğru davranmaya çalışıyor. Etrafında kalın kafalı bir halk kitlesi var. Herkesle mücadele ediyor, doğrularını yaşamaya çalışıyor. Çocukları da bu süreçte ondan çok şeyler öğreniyorlar, mahalle baskısına katlanıyorlar. Eğriyi doğruyu görüp, çoğunluğa uyumaktan uzak duruyorlar.
Olay kurgusu daha gerçekçi olabilirdi ama çocukların gözünden anlatılmış bu yüzden hoş görülebilir. Farklı yaş grubundan iki kardeşin bakış açılarını ne denli değişik olduğu da ilginçti. Haksızlığa karşı elden gelenler sınırlı olsa da mücadele etmek gerektiğini Atticus sayesinde öğrendik. Acılar hep yaşanacak, biz elimizle veya sözümüzle mücadele etmeliyiz. İnsan olmanın gereği budur. Filmini izlemedim henüz, umarım iyi bir uyarlama olmuştur.