RH positive

RH positive

, bir kitap okudu
Puan vermedi·142 syf.··
2020 75. kitabı
Ivan Turgenyev
7.3/10 · 9,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·249 syf.··
2020 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2020 07:11
Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hassan Sabbah gibi birbirinin zıttı üç karakterin üçünü de sevmek için bu kitabı okumanız şart. Eminim üç karakter ile ilgili şu ana kadar düşündüğünüz şeylerinin çoğunu çöpe atmak zorunda kalacaksınız. Zira her ne kadar birinin fanatiği diğerlerinin antipatiği olsanız da bu kitabı okuduktan sonra her birini ayrı ayrı aynı ölçüde seveceksiniz. Kitap, Ömer Hayyam’ın kadim dostu Kadı Ebu Tahir’in ona verdiği boş yazma sonrası Hayyam’ın bu yazmaya rubailerini yazması ile başlıyor, yazarın büründüğü karakterin asırlar sonra bu yazmaya erişmesi ve sonrasındaki olayları anlatıyor. Tabi bu arada ne imparatorluklar yıkılıyor, ne aşklar bitiyor, ne insanlar ölüyor. Hepsi ama hepsi nakış nakış bu kitapta işleniyor. Büyülü, destansı bir kitap. Tarihe bir de bu kitaptan bakmak lazım.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200174,8bin okunma
8/10
·256 syf.··
2020 72. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2020 19:50
Har insanın bir çırpıda okuyabileceği eğlenceli kitaplardan biri olarak hafızamda yer edecek. Bunun yanı sıra oldukça politik, felsefik bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Netamiye(Türkiye) denilen hayal ülkesinde geçmişte yaşanan acı hadiseler yazarın kimi zaman alengirli kimi zaman Mükremin Çıtırvari bitirim üslubuyla okuyucuya aktarılıyor. Karakterlerin birbiriyle kuyruklarının değdirildiği yerler ve hikâyenin bağlanması ise olağanüstü. Yazarımız İhsan Oktay Anar’ın Amat romanı için ‘onu okudukça yaşasın edebiyat diye bağırasım geliyor’ demiş. Bu romanları hatmettiği o kadar belli ki neredeyse Anar’ın romanları kadar kıymetli bir kitap yazmış. Onun kurgusundan ve üslubundan fazlaca etkilendiğini düşünüyorum. Masalsı karakterler, ütopik bir dünya ve hikayenin bağlanış şekline bakınca edebiyatın da genetik bir miras gibi aktarıldığını düşünüyorum. Bir farkla Anar’ın romanları Osmanlı zamanında geçerken buradaki konu yaşadığımız çağda ve Türkiye’de geçiyor. Bir de Anar’ın romanları farklı alanlara ilişkin bilgilere yer vermesi nedeniyle daha yoğun bir emek gerektirirken yazarımızda bunun yerine argonun daha öne çıktığı görülüyor. Bir tek göze batan hususun bu olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında harika bir kitap, okuyanı pişman etmez denilen türden.
HarMurat Uyurkulak · Metis Yayıncılık · 2006974 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2020 71. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 02:25
Necip Fazıl’ın okuduğum ilk kitabı. Kitap kendisinin Erzurum ve Kayseri’de yapmış olduğu iki ayrı konferans konuşmasından oluşuyor. Dikkatimi ilk çeken şey insan yazarken pek hata yapmaz fakat konuşurken ara ara duraklayabilir, tökezleyebilir, manayı tam olarak ifade edemeyebilir. Oysaki kendisi mükemmel bir belagat örneği vermiş eksiksiz bir sunuş yapmış katılımcılara. İnsanın anlık kendini yenileme, ataletten kurtulma şuuru içerisinde imanı esaslar çerçevesinde Rıza’yı kazandırıcı niyet ve beraberinde geliştirilecek müspet hareketin bitmez tükenmez olması için gerekli şartlar bahsediliyor. İnan istersen bir ağaç kütüğüne inandan yola çıkarak aksiyon ve inancın arasında sıkı bir ilişkinin olduğunu tarihsel örneklerle gösteriyor. Diğer dikkate değer bir husus da anlattığı konuları kimi zaman felsefe, kimi zaman kendi yaşadığı Avrupa deneyimlerinde rastladığı aydınlarla yaptığı konuşmalar, yer yer tarihi kişilikler ve edebiyat dünyasında konuyla alakalı örneklerle pekiştiriyor. Necip Fazıl’la ilgili muhafazakâr kesimde dahi bazı çirkin sözler yapıldığına şahit oldum. Meselenin kişisel günahlara bakan yönü hem modern hukukta hem de İslami hukukta şahsı ilgilendirdiğini hattı zatında biliyoruz. Bu kişilerin merhuma yaptığı çirkin dedikoduların kuvvetle muhtemel kıskançlık duygusuyla yapıldığını düşünüyorum. Diğer taraftan, tam tersi cenahta cibilli bir düşmanlık saikiyle kendisinin sevilmediği ya da hakkının tam teslim edilmediği çok açıktır. Kendisi Paris’teki Necip Fazıl olarak hayata devam etseydi şayet yere göğe sığdırılamayacaktı bu kesin. Bir diğer kesin olan şey var ki o da şu kitabı okuduktan sonra onun ne kadar büyük bir entelektüel ve ne kadar büyük bir fikir adamı olduğudur. Edebiyatını söylemeye gerek yok zannımca, çünkü iyi bir fikir adamı olmadan edebiyatçı
İmân ve AksiyonNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20164,386 okunma