"insanın bir üstüne kayıtsız şartsız boyun eğmesi, her isteneni ses çıkarmadan yerine getirmesi gerektiği düşüncesiyle doldurulmuş zihni allak bullak olmuştu."
"her geleni koca bir kent halkını alacak genişlikteki midesine indiriyordu. Geleni yutuyor, geleni yutuyor, ama karanlık kuyudan çıt çıkmıyor, kafes aynı obur sessizlikle geri dönüyordu."
"Ve Voreux, yırtıcı bir hayvan gibi, içinde bulunduğu çukura çökmüş, midesine indirdiği insanları sindirmeye uğraşıyor, gittikçe daha derin, daha uzun soluyordu."