Ben şöyle hatırlıyorum adayı altın kumsallar, turkuvaz sullar
pırıl pırıl gökler. Her yıl, deniz kaplumbağaları pudra inceliğindeki
kumlara yumurtalarını bırakmak için karaya çıkardı
İkindi rüzgârları gardenya, siklamen, lavanta, hanımeli kokularını getirirdi
Mor salkımların halatı andıran dalları, ancak hayalperestlere özgü bir ümitle göklere ulaşma hülyasına kapılarak beyaza boyanmış duvarlara tırmanırlardı. Gece her zaman yaptığı
gelip teninizi öptüğünde yasemin kokusu alırdınız.