“Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilâhi aşk peşindemi koşmalıyım yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşkın hiç bir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasında, merkezinde ya da dışındasındır.”
Bazen yazı yazmaya utanır yazsam bile o yazıyı paylaşıp paylaşmama konusunda tereddüte düşerim. Bunun sebebi ‘sorumluluk’ dostlarım. Çünkü amacım sizlere yazıların tesir ediyor olabilmesi. Bunun bir tek çözümü vardır o da önce kendi hayatıma tesir edip sonra siz okuyucuya sunabilmektir.
Her yazılan yazıya kendinizden bir enerji yüklersiniz ve o enerjiyle beraber yaşayıp gidersiniz. Çünkü olması gereken budur. Artık size ait olur o yazı…
Bir ilim ifade etmeyen şeylerin arkasına düşmeyin. Karşındaki insana ne kadar çok güveniyorsan o kadar çok kendini açarsın.
Kalbinde kırgınlık, öfke, kin, üzüntü, endişe, korku, mutsuzluk varsa o zaman daha yolun başındasındır.