"Kuşkusuz, düşüncelerin, inançların başka başka olmasından yakınmamak gerekir. Çünkü bütün düşünceler ve inançlar bir noktada birleştiği durumda, bu, hareketsizlik işaretidir, ölüm işaretidir"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fransa ihtilâli bütün dünyaya özgürlük düşincesini yaymıştır ve bu düşüncenin bugün de esas ve kaynağı bulunmaktadır. Fakat o tarihten buyana insanlık ilerlemiştir. Türk demokrasisi, Fransa ihtilâlinin açtığı yolu izlemiş, fakat kendine özgü belirgin nitelikte gelişmiştir. Çünkü her ulus, devrimini, toplumsal ortamın baskılarına ve gereksinmelerine bağlı olan durum ve konumuna ve bu ihtilâl ve devrimin olduğu zamana göre yapar"
Özetle, insanları istediği gibi kullanan kuvvet, düşünceler ve bu düşünceleri sezinleyen ve genelleştiren kimselerdir.
Düşüncenin özelliği de, hiçbir itirazın bozamıyacağı bir kesin biçimle kendini kabul ettirmektir. Bu ise, düşüncenin yavaş yavaş seziş biçiminde değişerek inanışa dönüşmesiyle mümkündür. Ve öyle olduktan sonradır ki onu sarsmak için bütün başka mantıkların, başka usavurmaların hükmü olamaz"
Her insan, kuşkusuz ki, gözlerini yaşama açtığı aileden başlayarak içinde bulunduğu toplumsal ve kültürel çevrenin ve yaşadığı dönemi belirleyen büyük olaylarla akımların etkisi altındadır. Bu etkinin boyutları ve içeriği ile sonuçlan ise, kişiden kişiye ve kişiliğe göre değişen bir özellik gösterir. Kimileri bu erkilerin altında çoğunlukla birlikte yol alır, kimi olayların baskısı ile yolunu şaşırır, bir kısmı herhangi bir akımın önünde sürüklenir, ya da onun sözcüsü ve savunucusu kesilir, içlerinden pek azı da gördüklerini, duyduklarını ve okuduklarını topluca değerlendirerek yeni bir bileşkeye, belirli bir düşün düzeyine ulaşabilir. "Büyük" diye nitelendirilen kişileri diğer insanlardan ayıran özelliklerin başında da bu yetenekleri gelir.