Bir çocuğu ne zaman kaybedersiniz? Yana konuşmayı erken öğrenmişti ama onu kısa sürede terk etti. "O gerçek bir gözlemci!" Onun hakkında hep öyle derlerdi, hala da diyorlar. Sanki bu, takdir edilesi bir özellikmiş ve onu diğer çocuklardan daha iyi kılıyormuş gibi. Yaramazlık yapan ve kavga eden bir çocuk değil, hayır, bunun yerine yaşananları kaydedip not alıyor, dünyayı dikkatle inceliyor, faydalı olabilecek bilgileri topluyordu. Oskar, bazen onu orada öylece durup her şeyi idrak ederken gördüğünde kendini çaresiz hissediyordu. Bu böyle olmamalıydı, değil mi? Bir çocuğun oyun oynaması gerekmez miydi? Yana kendi çocukluğunun bir parçası olmayı ne zaman bıraktı? Aralarındaki bu sessizlik ne zaman başladı? Her zaman tetikte bir çocuk.
Bir çocuğu kaybettiğinizi ne zaman anlarsınız? Tek bir anıdan müteşekkil olamaz, bu küçük aşamalarla gerçekleşen bir şey. Tuhaf, küçük değişiklikler, farkına bile varılmayan detaylar. Fakat mutlaka bir başlangıç noktası olmalı, aniden sıçrayan bir mesafe. Aile ve çocuk arasında bir uçurum. Bu uçurum bir kez oluştu mu kopuş sadece devam eder.