Erkan Çelik

Erkan Çelik
@Erkan_01
Bu şehirde kimse, hayatının gizliliğiyle övünemez.Sokakta kimse bakmaz size. Kimse sizinle ilgilenmez, sanki varlığınızdan haberleri yokmuş gibidir. Ama hiçbir sözünüzün, hiçbir hareketinizin yok olup gitmediğini görürsünüz. Ne dediğinizi, ne yaptığınızı, ne gördüğünüzü, ne yediğinizi bilirler. Dahası, ne düşündüğünüzü bilirler, bilmekle övünürler. Sürekli olarak gizli, yaygın bir gözaltındasınızdır. Hizmetçiler, esnaf, akrabalar, dostlar, yabancılar, yoldan geçen tanımadık kişiler, bütün bunların hepsi gizli bir anlaşmayla bu içgüdüsel ispiyonluğa katılır. Bunların edindikleri dağınık bilgiler, nasıl olduğu bilinemez bir şekilde bir araya gelip toplanır. Sizin hareketlerinizi gözlemekle kalmazlar, kalbinizi de okumaya çalışırlar. Bu şehirde kimsenin, vicdanının sırrını saklamaya hakkı yoktur. Buna karşılık herkesin onunla ilgilenmeye, en gizli düşüncelerinizi araştırmaya hakkı vardır; eğer bu düşünceler kamuoyuna ters düşüyorsa sizden hesap sormaya da. Kamusal ruhun bu görünmez baskısı bireyin üstüne bütün ağırlığıyla çöker; o hayatı boyunca vasilik altında bir çocuktur, kendisinde olan hiçbir şey kendisinin değildir, hepsi şehrindir.
Sayfa 276
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kaybedilenler rüyada az görülür, onların yokluğu yüreğimizi yaktığı sürece. Daha sonra, unutulduklarında ortaya çıkarlar...
Sayfa 233
Ne var ki, bağımsız olmak için yalnız olmak gerekir. Kaç kişi yapabilir bunu? Kaç kişi, en berrak görüşlü olanlar içinde bile kaç kişi, aynı kuşaktan insanları tümüyle ağırlığı altında tutan bazı peşin hükümlerin, bazı postülaların köleliğinden kendisini çekip kurtarmak yürekliliğini gösterebilir? Bu, kendisiyle başkaları arasına bir duvar çekmek olur. Bir yanda çölde özgürlük, öte yanda insanlar. İnsanların çoğu hiç duraksamaz; insanlar sürüyü yeğler. Kötü kokuludur bu ama sıcak tutar. Artık düşünmez ama düşünür gibi yaparlar. Bu da çok güç değildir onlar için; düşündüklerini o kadar az bilirler ki!.. Bütün kolektif, dinsel ya da sosyal inançlarda, inananlar pek azdır, çünkü insan olanlar azdır. İnanç kahramanca bir güçtür. Onun ateşi yalnız bir kaç insanın meşalesinde tutuşur. Onlar bile sık sık sallanır...
Sayfa 169
İnsan, henüz bağlanmadığı bir şeyden vazgeçebileceği zaman çok cömert olur...
Sayfa 161
Bir vakitler Grazia, Christophe' u, o farkına varmadan sevmişti. Şimdi Christophe Grazia'yı seviyordu ama Grazia'da ona karşı sadece rahat bir dostluk duygusu vardı: Başka birini seviyordu. Çoğu kez olduğu gibi, ikisinin hayat saatlerinden birinin ötekine göre ileri gitmesi ikisinin de bütün hayatlarının bambaşka olmasına yol açmıştı...
Sayfa 146