...bütün erkekler gibi, erkeklikle ilgisi olmayan her şeye sımsıkı kapalısınız. Yanı başınızda yaşayan kadınları tanımazsınız. Kendinize göre seversiniz onları ama anlamak zahmetine katlanmazsınız. Öyle kolay memnun kalırsınız ki kendinizden! Bizi tanıdığınızdan eminsinizdir. Ne yazık ki hayır! Bilemezsiniz kimi zamanlar ne kadar acı çektiğimizi. Bizi sevmediğinizden değil, bizi ne biçim sevdiğinizi görmekten; bizi en çok sevenlerin gözünde ne olduğumuzu anlamaktan... Öyle anlar olur ki Christophe, tırnaklarımızı avucumuza batırırız bağırmamak için: " Oh! Ne olur sevmeyin bizi, sevmeyin! Böyle seveceğinize hiç sevmeyin!" diye...Bir şairin şu sözünü bilir misiniz: " Kendi evinde, çocuklarının arasında bile, yapmacıktan saygı gösterilen bir kadın, en kötü yoksulluklardan binlerce defa daha acı bir horlanma hissi duyar". Bunu düşünün Christophe.