Teknolojinin gelişmesi ile birlikte fazla nüfus ve kaynak sıkıntısı eski önemini yitiriyordu ve küçük ülkelere dünyanın dünya yerinden oynatacak avantajı sağlıyordu. Nükleer teknolojinin sonuçlarından biri de milyonlarca nüfusa sahip bir ülkenin, 100 milyon için büyük bir tehdit olmasıydı. Ama nükleer teknolojiden önce bu neredeyse imkansızdı. Değindiği önemli noktalardan biri de büyük ülkelerin avantajlarının sadece düşük teknoloji dönemlerinde gerçekten faydalı olduğuydu.
Bakın insanların çoğu hayallerindeki varlığa aşık olurlar. Aşık oldukları gerçek bir kadın ya da erkek değildir. Hayallerindeki kadın ya da erkektir. Gerçekteki kişi hayalini kurduğu sevgili için kullandığı bir şablondur. En sonunda onlar hayalini kurdukları sevgiliyle şablon arasındaki farkı görürler. Eğer bu farklılıklara alışabilirlerse birlikte olabilirler, ama yok alışamazlarsa birbirlerinden koparlar. Bu kadar basittir.
Bu sıradan bir yazar ile edebi yazar arasındaki farktır. Bir romandaki karakter yazarın zihninde yer edinip bir yaşama sahip olduğunda burada edebi yaratım en üst seviyededir. Yazar onları kontrol edemez ve hatta bazen onların bir sonraki adımlarını bile tahmin etmesi mümkün olmayabilir.