“Yaşamak” üst üste okuduğum ikinci Çin kitabı oldu. Bu kitap da, tesadüf olsa gerek, Kültür Devrimi zamanında geçiyor. Hikâye, yükselişleri ve çöküntüleriyle, küçük mutluluklar ve büyük kayıplarla hayatın gel gitlerini, ve iyi ya da kötü olan her şeyle birlikte yaşamanın nasıl bir şey olduğunu bize anlatmaya çalışıyor.
Aslında romana Çin’in köylerini tek tek gezen ve halk şarkılarını kaydeden bir memurun birinci ağızdan anlattığı durumu ile başlarız, ama asıl hikâye bu memurun, gezdiği köylerden birinde bulduğu ve konuştuğu Fugui’nin hikâyesi etrafında şekillenir.
Romanın açılışı, varlıklı bir aileden gelen ve savurganlığı ile tanınan Fugui'nin, kumar tutkusu nedeniyle aile servetini yitirmesiyle gerçekleşir. Bu dramatik dönüşümün ardından Fugui, karısı Jiazhen, kızı Fengxia ve oğlu Youqing ile birlikte, ekonomik sıkıntılar içinde bir yaşama adım atmak zorunda kalır.
Hayatında rahattan ve şımarıklıktan başka bir şey bilmeyen Fugui, bu yeni durumuyla baş etmek zorunda kalır. “Erkek bollukta, kadın yoklukta belli olur.” diye bir Türk atasözü vardır. Fugui’nin şansına, kendisi bollukta belli olmamışken, karısı Jiazhen yoklukta hep yanındadır. Kendisi de zengin bir ailenin kızı olan Jiazhen, Fugui servetini kaybedince kendisini tekrar gelip alan babasının evini yine terk ederek tekrar kocasına döner.
Fugui ve ailesinin hayatı o noktadan sonra sıradan bir aile gibi çalışmak ve geçinmek üzerine kurulur. Hikâye boyunca Çin’e yeni yerleşen komünizmin etkileri de anlatılır. Mesela köye bir yemekhane açılacağı için artık kimsenin tencere – tava tutmasına gerek olmadığı bildirisi yayınlanınca, tüm metal mutfak eşyaları toplanır ve bunlardan başka malzemeler yapılır. En başta bolluk içinde istenildiği kadar yenilebilen halk yemekhanesinde zamanla gıda tükenir ve köylülere
Üç Cisim Problemi bilim kurgu edebiyatına Çinlilerin attığı önemli adımlardan biri. Bu dalda Amerikan tekelini kırmak hiçbir ulus için kolay değil, ama Cixin Liu bunu başarmış. Öyle ki kitabını Netflix’e de sattı. 2024 yılında Üç Cisim Problemi dizi olarak önümüze çıkacak. Seri üç kitaptan oluşmakta; Üç Cisim Problemi, Karanlık Orman ve Ölümün Sonu.
Kitap Çin’deki Kültür Devrimi zamanında başlıyor. Baş karakterimiz diyebileceğimiz Ye Wenjie o sıralar küçük bir kız. Komünist devrim sırasında babasının bu delirmiş topluluğa baş eğmemesi ve bildiği doğrulardan şaşmaması üzerine Ye Wenjie’nin babası idam edilir, ve bu idam kızının gözünün önünde yapılır.
Ye Wenjie’nin hayatı çeşitli dolambaçlı yollardan geçer ve yıllar sonra kendini Çin’in yürüttüğü bir uzay programında genç bir astrofizikçi olarak bulur. O sıralar insanlar uzayın derinliklerine mesajlar göndermeye başlamıştır, bu gönderilen mesajlara verilen ilk cevabı alacak kişi de Ye Wenjie olacaktır. Trisolaran olarak adlandırılan bir uzaylı ırkla ilk temas bu uzay istasyonunda kurulur. Gezegenleri Trisolaris’ten gelen cevap nettir:
“Ben ırkım arasında barışı savunan biriyim, bu yüzden sizi uyarıyorum. BU MESAJA CEVAP VERMEYİN. Dünyanız işgal edilir. Sessiz kalın.”
Ancak Ye Wenjie insanlığın kötülüklerini görerek büyümüş bir kadındır. Komünist rejim altında büyürken zulmün ne olduğunu görmüş ve insanlıktan umudunu kesmiştir. Mesajı şöyle cevaplar:
“Buraya gelin. Bu dünyayı işgal etmeniz için size yardımcı olacağım.”
“Ahlaki bir uyanış için insan ırkının dışında bir kuvvet gereklidir.“
Üç Cisim Problemi’nin hikâyesi böyle başlar. Trisolaris ırkı gönderilen mesajdan Dünya’nın yerini tespit eder ve ordusunu yola çıkarır. Trisolaris gezegeni çok ağır iklim şartları altında yaşayan ve devamlı olarak yok olup yeniden