Yağız’a mektuplar, Caner Kara’nın yeğeni Yağız’a yazdığı mektupların bir derlemesi. Hayatla ilgili fikirlerini, sade bir üslupla, bir çocuğa anlatır gibi yazmış. Siyasetten sosyolojiye, tarihten felsefeye kadar birçok noktada, detaya girmeden temel tespitlerde bulunmuş.
Caner Kara, Türkçü camia içinde ırkçılığı herhangi bir geri adım atmadan, uzun yıllardır savunan birisi. Tahmin ediyorum karşılaştığı birçok eleştiriden en çok duyduğu, yaptığının bir genelleme olduğu ve bireyleri genelleme yaparak yargılayamayacağı olmuştur. Buna bir cevap olması amacıyla yazılmış olmasa bile, ortaya bırakılmış bir cevap olduğu kesin şu satırları yazmış:
“Montaigne "bütün genellemeler çürük ve tehlikelidir" diye bir genelleme yapmış. Kendisinin yaptığı bu genellemeyi çürük görmüş olacak ki Alexander Dumas "bütün genellemeler tehlikelidir; bu da öyle" diyerek durumu toparlamaya çalışmış. Genellemeler hakkında atıp tutarken bile genelleme yapmak zorunda olduklarını fark etmiş olacak, Friedrich Nietzsche biraz daha toplamaya çalışmış: "Bu dahil bütün genellemeler yanlıştır." demiş.
İnsanlar hakkında genelleme yapmadan sosyoloji mümkün mü? "Türkler İstanbul'u aldı" diye yazan bir tarihçiye, "bütün Türkler mi?" diye sorulur mu?”
How I Met Your Mother dizisinde, Barney karakteri bir kere “Ne kadar efsanevi bir hayat yaşarsanız yaşayın, eğer bunu anlatacak arkadaşlarınız yoksa, o efsanevi bir hayat değildir.” demişti. Bunu da hiç unutmadım. Caner Kara’nın mektuplarından birinde Bertrand Russell’dan yaptığı “Seyircisi olmayan oyuncu, oyuna devam etmez.” alıntısı da bana bunu hatırlattı. Eylemlerimize ne kılıf uydurursak uyduralım, nasıl idealist ve ulu amaçlar öne sürersek sürelim, eğer başka insanlar bizi izlemiyorsa ve yaptıklarımız görülmüyorsa, eylemlerimizi sonlandırırız.
Şu cümleyi
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Başka bir gezegen bulunursa, kimlerle gitmek istediğini, kimlerle orada yaşamak isteyeceğini düşün. Zor gelirse, kimlerin oraya gitmesini isteyeceğini, aynı dünyada yaşamak istemediğini düşün.