"İbrahim Tatlıses'in Tatlıses Turizm'inin İstanbul bağlantılı gönüllü yardımlarını da gördük."
Apo bunları anlatırken aklıma özellikle doğu ve güneydoğu anadolumuzda birçok otobüs firmasının, dinlenme tesislerinin araçlarının örgüt tarafından saldırıya uğradığı ama Tatlıses Turizm'in hiçbir saldırıya maruz kalmadığı geldi. Örgüte yardım eden iş adamı ve sanatçılar konusunu Ankara'da üst düzey bir yetkiliye anlattığımda, "Doğru olabilir, ama sen biliyor musun Mehmetçik Vakfı'na yüklü miktarda katkıda bulunanlar arasında bu sanatçı da var." dedi.
Bunun adı denge politikası idi. "Bana kimse dokunmasın, ben işime bakayım, para kazanayım." anlayışıydı.
En başından beri Yunanistan'dan daimi destek aldık. Yunan istihbaratından Albay Masteski yedi kişilik heyetle yanıma geldi. Lavrion kampının kullanılması, askeri ve maddi destek vaat ettiler. Kampta teknik sabotaj ve orman yangınları konusunda da eğitim vereceklerini söyleyerek Türk turizm hedeflerine yönelmemizi, metropollere savaşı taşımamızı istediler.
Dante, İlahi Komedya'nın "Cennet" bölümünde şöyle der:
"Bak, onlar ki daima İsa, İsa
Diye bağırırlar, Mahşer'de İsa'ya
İsa'yı tanımayandan daha az yakın olacaklar."
Kitabın referansları arasında Erich Von Daniken ve Nacaal Tabletlerini okuduğunu iddia eden J. Churchward gibi kişilerin olduğunu göz ardı etmemek lazım. Bask dilinin Orta Amerika kabilesi Patenlerin dili ile bire bir aynı oluşu, Piri Reis’in Amerika kıyılarını mükemmel çizdiğini söylemesi ama Rio veya Sao Paulo’nun ardından Antarktika’yı bağladığını söylememesi, British Museum’da bulunan Maya yazıtı “Codex Troanus”ta Mu uygarlığının 1060 yıl önce suya battığını yazdığını söylemesi – ki bu yazıtta yazı dahi yok, sadece resimdir -, kısa kısa verdiği birçok bilginin hiçbir kaynağının olmaması – ki bu karşısındaki kişiyi muamma bilgi bombardımanına tutarak itirazını engelleme çabası gibi hissettiriyor -, M.Ö. 4260 yılında yazıldığı söylenen bir papirüsten bahsedilmesi – bulunan en eski papirüs M.Ö. 2500 yılına kadar uzanıyor. – İsa’nın anne ve baba tarafından Davut soyundan geldiği gibi hiçbir tarihi kaynağı olmayan bir bilginin bilinen, alelade bir gerçek gibi yazılması, Mısırlı rahipler ve Mu dini ilişkileri, yaşadığı bile kesin olmayan Musa’nın yaptıklarının anlatılması, Mu ve Atlantis’ten bir gerçek gibi bahsedilmesi ve sayısız akıl dışı iddianın barındırıldığı bir kitap. Yazarın da bugünlerde Tarot ve Fal gibi seminerler verdiği düşünülürse, yolun yolcusu olduğu izlenimi alınıyor. Tüm kitabın sadece başı ve sonunda genel geçer bilgiler ve Ezoterizm terimini açıklayan net doğrular var. Bunun dışında tamamen iddia ve efsaneleri gerçekler gibi anlatmaya ve çıkarımlar yapmaya çalışan bir kitap.
Kitap, ezoterik düşünce ve örgütlerin ne olduğunu anlatmayla başlıyor. Yaşamın kuralları gereği, insanlar her