Dante, İlahi Komedya'nın "Cennet" bölümünde şöyle der:
"Bak, onlar ki daima İsa, İsa
Diye bağırırlar, Mahşer'de İsa'ya
İsa'yı tanımayandan daha az yakın olacaklar."
Sayfa 10 - Önsöz - Prof. Dr. Sahir Erman·Kitabı okudu
Moskova’da Bir Beyefendi, devrim başlangıcında Sovyetler Birliği’nden başlayıp (1922), 1954 yılına kadar devam eden bir süreci anlatıyor. Hikâyesi, eski bir aristokrat olan Kont Alexander Rostov’un, devrim sonrası Paris’ten ülkesine döndükten sonra Komünist Parti tarafından, daha önce yazdığı bir şiir yüzünden (ama aslen Aristokrat olma suçundan):
O kadar iyi hatırlıyorum ki
Bir misafir gibi yayan gelip de
Yaban kedisi görünümü altında
Bir melodi olarak aramızda oturmaya başladığını
Peki amacımız nerede şimdi?
Birçok soruya olduğu gibi
Bu soruya da
Bakışlarımı başka tarafa çevirerek cevap veriyorum
Başımla selam vererek iyi geceler diliyor
Ve teras kapısından geçip
Bir başka ılık baharın
Yalın görkemine adım atıyorum;
Ama şu kadarını biliyorum ki;
O, Petrus Meydanı’ndaki yaprakların arasında kaybolmadı.
O, Atheneum’daki kül kavanozlarının arasında değil.
O, senin Çin bezemeleriyle dolu mavi tapınağında da değil.
Vronski’nin heybesinde değil;
30. senenin ilk dörtlüğünde de;
Yirmi yedinci ciltte de…
O Nerede Şimdi?
Kont Aleksander Rostov - 1913
mahkeme edilmesi ile başlıyor.
Doğduğum günden beri, hayat bana belli bir zamanda ve belli bir yerde bir kez ihtiyaç duydu; o da annenin seni Metropol’ün lobisine getirdiği zamandı. Ve ben o gün, o saatte, o anda orada olmayı, Rusya çarı olmaya değişmem.
Aşk hayatında bir adım ileride olmak çok yorucu bir işti. Peki ya bir adım geride olmak? Ayartılmak? İnsanın oturduğu yerde arkasına yaslanması, şarabını yudumlaması ve sorulan soruya aklına gelen ilk cevabı vermesi yeterliydi.