İnsanlar genellikle farkında olmadan yaralarını tetikleyecek bir eş seçerler. Böylelikle, kendilerinin acı dolu be tepkili taraflarını görme, sahiplenme ve iyileştirme fırsatları olur. Mükemmel bir ayna gibi, seçilen partner diğerinin kalbindeki sahiplenilmemiş ve bitirilmemiş şeyleri yansıtır.
Annemizle olan erken bağımız ya da bağımızın olmayışı, hayatlarımız için bir plan haline gelir. Küçükken yaşadığımız şeyleri anlamak, ilişkilerimizde neden bu kadar zorluk çektiğimize dair saklı gizemleri ortaya çıkarabilir.
Ünlü Budist Rahip Thich Nihat Hanh “Annemiz ya da babamıza kızgınsak, nefes alıp vermeli ve bir uzlaşma noktası bulmalıyız. Mutluluğa giden tek yol budur.”
Çocukluğunuzun her günü mü zordu? Babamız hiç nazik olmadı mı? Anneniz hiç ilgilenmedi mi? Bebekken kuşakta tutulduğunuz, yemek yedirildiğiniz ve gece yatağınıza yatırıldığınıza dair tüm erken dönem hatıralarınıza erişebiliyor musunuz? Çoğumuz yalnızca bizi tekrar canımızın yanmasını önlemek için tasarlanan, savunmamızı destekleyen anılara, evrim biyologlarının doğuştan gelen ‘negatif eğilim’ adını verdikleri anılara tutunuruz. Hatırlayamadığımız anılar olabilir mi? Daha da önemlisi, şu soruyu sordunuz mu: annemin zarar veren yönünün ardında ne vardı? Babamın hayal kırıklığının sebebi neydi?