‘Büyüt, yetiştir, sonra böyle olsun…’
Johnny hüzünlü bir incelikle yanıt verdi:
Beni sen yetiştirmedin ki. Ben kendi kendimi yetiştirdim, anne. Ve Will'i yetiştirdim. Benden daha iriyarı, daha ağır ve daha boylu boslu. Çocukken yeterince beslenemedim sanırım. O doğduğu zaman ve çocukluğu boyunca ben çalıştım, eve ekmek parası getirdim. Ama artık bitti. Will ya benim gibi işe gider ya da cehennemin dibine; hangisini seçerse seçsin, umurumda bile değil. Ben yoruldum.
Gidiyorum artık.
Yaşamında birkaç büyük olay olmuştu. Bunlardan biri annesinin biraz Kaliforniya eriği satın almasıydı. İkincisi de krema yapmasıydı. Büyük olaylardı bunlar.