Kalk Bi Dopamin Demle, okuma sırama göre Serkan Bey’in okuduğum üçüncü kitabı. Güzel kapağı ve dikkat çekici ismiyle 1-0 önde başlayan serüveni içeriğiyle de aynı başarıyı sürdürüyor.
Eser; en kısa haliyle dopamin üretimi, depolanması, doğru tüketimi, dopamin tehlikesi ve tuzakları ile ilgili bilinçlendirmede bulunuyor. Bunlar içerik peki, bunu nasıl anlatıyor?
Ben çok yazar gördüm bildim üstelik zihnen zor bir dönemde olmama rağmen ihtiyacım olduğundan mıdır bilinmez “ibretlik” bir akıcılığı var eserlerinin diyebildim. Harikulade bir şey. Üstelik fizyolojinin, biyolojinin vb. alanların bu kadar iç içe geçtiği bir alanda bunu yapması hayranlık uyandırıyor. Bunun altında harika bir öğretmen edasıyla yaptığı temel seviye anlatımları ve kullandığı mizahi dil gibi birçok sebep yatıyor.
Ayrıca sıradan bir kişisel gelişim kitabı olmadığını da ifadeleriyle belli ediyor ve düşüncelerime eşlik ediyor. Eserlerinde kullanmayı sevdiği bir alıntıyla da bunu çok güzel pekiştiriyor :
“Bir fikre eylem eşlik etmiyorsa,
o fikir ancak beyinde işgal ettiği hücre kadar büyüyebilir.”
İşin özü, ben eseri iki gün içinde bitirdim ve herhangi bir eserini okuyanlara özellikle tavsiye ediyorum. Bir şekilde sinirbilime merakı olanlar ya da olmasını isteyecekler için de doğru adrestir.
10/10 diyorum.
İlyada, ah! Homeros'un, mutfaktaki o harikulade şefin, bize sunduğu eser.
Benim manzum olarak okuduğum ilk eser. Yunan dünyasının hatta destan anlatımının göz bebeği. Peki ne anlatıyor
"Tanrı Metro’ya hiç uğramadı. Burası, onun unuttuğu bir bodrum katı."
Rus yazarımız Glukhovsky, kıyamet sonrası bilimkurgu temalı romanını 2005 yılında okuyucularıyla buluşturdu.
“Eğer birbirimizi yeterince iyi tanıyabilirsek aslında ortada herhangi bir problem olmadığını göreceksiniz.“
Dr. Serkan Karaismailoğlu'na ait eserle karşınızdayım . Elime geçtiği gibi