Gıyâseddin, daha fazla dayanamayıp, mendilini yüzüne koyarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Damlalar toprağı suluyor, omzundaki yükün ağırlığıyla buz gibi eriyordu.
[Tarihi kaynaklar, birebir aktarır bu satırları.]
Gözlerini, Sultan’ın gözlerine diken Nasuheddin, derin bir nefes alarak içinde biriken öfkeyi kelimelere döktü.
'Sana defalarca kez söylendi. Orduyu Nizamettin gibi uğursuz kimselerin görüşüyle nasıl düşmanın karşısına çıkarırsın? Bir de cihangirlikten dem vurur bununla gururlanırsın. Vallahi ülkeyi, milleti ve devleti yok edip Müslümanları ve bütün insanları acılara boğdun! Hepsinin kanı senin elindedir. Ben ve adamlarım artık yokuz.'