Mustafa Doğançay

Zekamızın olaylara ve dünya işlerine daha elverişli bir hale getirebilmek için biraz ağırlaştırmak, körleştirmek, onu bu karanlık ve bayağı hayata uydurmak için karartmak ve bulandırmak gereklidir. Nitekim gevşek ve sıradan zekalar işleri daha kolaylıkla, daha başarıyla çevirirler. Yüksek ve ince felsefi düşünceler iş görmeye elverişli değildir. Keskin bir düşünce inceliği, kabına sığmayan bir zeka çevikliği, işlerimize engel olur. Dünya işlerini daha hoyratça, daha gelişi güzel yürütmeli ve her zaman talihe büyük bir pay bırakmalıdır. İşleri derin, inceden inceye düşünüp aydınlatmaya gerek yoktur. Birbirine zıt birçok parlak düşünceler ve biçimler içinde insan kendini kaybeder.
Alıntı
Reklam
Kendini Göstermede Denge
Kendimi olduğumdan az göstermek, alçakgönüllülük değil, budalalıktır; kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır. Aristoteles’e göre, hiçbir iyilik sahtelikle bir arada gitmez; doğru hiçbir zaman yanlışa yer vermez. Kendini olduğundan fazla göstermek de, çoğu kez gururdan değil budalalıktandır. Bence bu kendini beğenme illetinin esası, kendinden pek fazla hoşlanmak, kendi kendine hayasızca aşık olmaktır.
Kendinle Akıllı Olma
Başkalarının bilgisiyle bilgin olabilsek bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.

Mustafa Doğançay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·314 syf.·
2026 11. kitabı
Montaigne
8.4/10 · 65,7bin okunma
— Evlenen herkes mutlu mu ? — Haklısın, evlenen herkes mutlu olmaz, ama burada yaşadıklarınla ölçülemeyecek kadar iyi bir hayat yaşarsın. Sen sevdikten sonra mutlu olman önemli değildir. Bazen hayatın çektirdiği acılar da güzeldir. Ama burası, iğrenç bir pislik yuvasından ibaret...
Alıntı
Reklam