Çok büyük umutla alıp yine çok büyük umutla başladım. İlk bir iki bölüm iyi gitti. Sonrası ise gerçekten çekilebilir değildi.
Spoiler
Bir krallıkta mutasyon oluyor. Elbette xmen gibi bunu radyoaktiviteye bağlayamayacağı için veba ya bağlamış yazar. Zamanla mutasyonla elde edilen büyülü (?) güçler azalıyor ve insanlar normal doğmaya başlıyor. Bu kısım lightlark dan çalınmış. Kendini magneto sanan kral normal insanları öldürme emri veriyor. Arınma gecesi gibi bir olay düzenleniyor. Arınma gecesi de tanıdık geldi mi? Ama durun bitmedi. Bu olay cam şatoda da tam tersi şekilde gerçekleşiyor. (büyülü olanlar arındırılıyor). Yine cam şatonun tersi olarak sıradan olduğunu gizleyen ve fiziksel olarak neredeyse birebir aelin olan kızımız evsiz olarak sefalet içinde hırsızlık yapıyor ama kendisi tuhaf şekilde aşırı güçlü. Güçlü olmasının sebebi var mı bilmiyorum çünkü yarısında dayanamayarak bıraktım. Sonra dışarıdan sert ve acımasız görünen ama aslında babasının ona olan davranışlarından rahatsız olup cellat olması gerekirken sıradanları öldürmeyip gizlice sürgün eden süper yakışıklı ve nazik ve esprili ikinci prens var. Bu karakter tiplemesi o kadar klişe ki hangi kitap ya da film olduğunu ekstra düşünme zahmetine bile girmiyorum. Resmen daha olay olmadan olacakları hatta karakterin söyleyeceklerini dahi kestirebilmek can sıkıcı. Süper zekiyim falan diye değil, karakter ve olay örgüsü çok klişe. Sonra kızımız bu süper yakışıklı prensimizi bir sokak arası kavgasından kurtarıyor. Ve kendinin güçleri olduğuna milleti ikna ediyor. Nasıl mı? Tümden gelim ile. Kendisi sherlock. Hayır hatta sherlock yanında diz çöker tövbe ister. Babası ona Sherlock Holmes olmayı öğretmiş, KÜÇÜKKEN. Sonra bu kızı asla istemediği halde açlık oyunlarına yolluyorlar. Gerçekten açlık oyunlarına gidiyor.