Bakışımı başka yöne çeviriyorum. Umutsuzluktan umuda doğru. Rahatsızlıktan rahatlığa. Çoğunluktan azınlığa. İşe yarar olup da beni paslandırdan şeylerden işe yaramaz olup beni güzelleştiren şeylere.
Bence kendi ideallerinize fazlasıyla odaklanmaya yatkınsınız ve “Böyle bir insan olmalıyım!” diye düşünerek kendinize fazla baskı yapıyorsunuz. Bu mevzubahis idealler kendi fikirlerinizden ve deneyimlerinizden değil, başkasından alınmış olsa bile.
Aynaya baktığımda beni üzen zaman, ektiğim bir fidana bakıp büyüdüğünü gördüğümde mutlu ediyor. Zamanla her şey geçiyor da, bu geçicilik de insanı dünyaya yabancılaştırıyor.