"Macar gazeteci László Bíró’nun dâhice icadı olan tükenmez kalemin kullanıldığı bir çağda doğdum. Anlatılana göre, bir oyuğa sert metalden bir bilye yerleştirerek yeni bir yazı aracı icat etme fikri László’nun aklına top oynayan çocukları seyrederken gelmiş. Topun bir su birikintisine girdikten sonra yuvarlanırken yerde bir iz bıraktığını fark etmiş. O futbol maçının yağışlı bir günde yapıldığını kafamda canlandırabiliyorum: Bağırarak, kahkahalar atarak koşturan çocuklar, kapalı bir hava, yerde ayna gibi parlayan su birikintileri, topun yeni icat edilmiş bir alfabe gibi zeminde bıraktığı izler… Çocukluğumun mavi kapaklı, altıgen gövdeli, yanında küçük bir deliği olan o unutulmaz Bic Cristal tükenmez kalemleri işte buradan doğmuş."
"Birisine bir kitap sattığında ona sadece üç yüz elli gramlık kağıt, mürekkep ve tutkal satmış olmasın. Ona yeni bir hayat satmış olursun. Bu hayatta aşk, dostluk, mizah, gece seyreden gemiler, ne ararsan vardır. Bir kitapta, yani gerçek bir kitapta yeri de göğü de başka her şeyi de bulabilirsin."
Borges şöyle diyor: “İnsan icadı araçlar arasında en şaşırtıcı olanı kuşkusuz kitaplardır. Diğerleri vücudun bir uzantısıdır. Mikroskop ve teleskop görmenin bir uzantısıdır; telefon sesin bir uzantısıdır; saban ve kılıç kolun uzantısıdır. Ancak kitap başkadır: Kitap belleğin ve hayal gücünün uzantısıdır.”
“Bir kitap, her şeyden önce, zamanı içinde barındıran bir mahfazadır. Hayat denen deneyimi unutulmuşluğa ve hiçliğe taşıyan o fani, akışkan durumun üstesinden insan zekâsı ve duyarlığıyla gelinmesini sağlayan muhteşem bir kapandır.”